Çocuklarda Olgularla İnek sütü protein allerjisi, Prof. Dr. Emine Dibek Mısırlıoğlu,Doç. Dr. Hakan Güvenir, Editör, Nobel Yayınevi, İstanbul, ss.107-112, 2021
Beş yaş 9 aylık kız olgu, karın ağrısı ve iştahsızlık yakınması ile çocuk gastroenteroloji polikliniğine başvurdu. Beş aydır yemeklerden sonra olan, kusma ile gerileyen karın ağrısı yakınmaları vardı. Karın ağrısı ile gece uykudan uyanıyordu. Bebekliğinden beri olan iştahsızlığı ve yemeklerden sonra rahatsız edici geğirmeleri vardı. Sevdiği besinleri rahat tüketirken, sevmediklerini püre halinde yiyor ve yeni besinleri denerken öğürüyordu. Olgunun astım dışında öz ve soygeçmişinde alerjik hastalık öyküsü yoktu. Fizik muayene bulgularında özellik olmayan hastanın laboratuvar tetkiklerinde, tam kan sayımında eozinofili (%7,7; 480 /mm3) saptandı.Olguya yeme bozukluğu, gastroözofageal reflü hastalığı ve çölyak hastalığı ön tanıları ile endoskopi yapıldı. Endoskopik incelemede özofagusta lineer çizgilenme ve trakealizasyon saptanan olgunun, patolojisinde orta özogafusta bir büyük büyütme alanında (1 BBA) 98 eozinofil, alt özofagusta >100 eozinofil (Şekil 1a); antrum ve duodenumda ise spesifik patoloji izlenmedi şeklinde rapor edildi. Bu aşamada histopatolojik olarak eozinofilik özefajit (EoE) tanısı konan olgu çocuk alerji kliniğimize çocuk gastroenteroloji tarafından konsülte edildi. Alerji kliniğimizde olguya aeoroalerjenler ve besinlerle konulan deri prik testleri (DPT) negatif bulundu. Olgu EoE ve intermittan kontrollü astım tanıları ile izleme alındı. Aileyle EoE tedavi seçenekleri (diyet, proton pompa inhibitörleri (PPI) ve içilen topikal kortikosteroidler) konuşuldu ve ailenin ilk olarak PPI tedavisini
seçmesi nedeniyle Esomeprazol, 2 mg/kg/gün başlanıldı. Üçüncü ay kontrolünde iştahsızlığı, geğirmeleri azalan ve kilo alımı olan olgunun, kontrol endoskopisinde bulguların kötüleşmesi (özofagusta beyaz eksudalar, trakealizasyon ve lineer çizgilenmelerin saptanması) ve histolojisinde özofagusta (üst 15, orta 30, alt 48 eozinofil/1BBA) patolojik düzeyde eozinofilinin devam etmesi üzerine PPI tedavisinin hastalığın kontrolünde yetersiz olduğu sonucuna varıldı. Bu nedenle aileyle tekrar görüşülerek EoE tedavisi seçeneklerinden diyet tedavisinin (tek başına
inek sütü) ampirik başlanması kararlaştırıldı. Süt diyeti tedavisinin üçüncü ayında başvurudaki klinik yakınmalarından hiçbirisi kalmayan, endoskopisi ve patolojisi tamamen normale dönen (Şekil 1b) olgunun; tek başına inek sütü proteini alerjisinin EoE’ye neden olduğunu göstermek amacıyla süt ve süt ürünleri tekrar diyetine eklendi. Diyeti açıldıktan 8 hafta sonra hâlihazırda klinik yakınması olmayan hastanın kontrol endoskopisinde özofagusta eksuda, halkalaşma, ödem ve lineer çizgilenmenin tekrar izlenmesi ve histolojisinde özofagusta patolojik düzeyde
eozinofilinin (üst 23, orta 115, alt 70 eozinofil /1BBA) (Şekil 1c) saptanması ile hastanın inek sütü proteini ilişkili EoE tanısı kesinleştirildi. Uzun dönem tedavisinin tam inek sütü ve ürünleri eliminasyonu olmasına ve diyetinin bu yönde
desteklenerek izleminin devam etmesine karar verildi.