NEOADJUVAN TEDAVİ UYGULANAN REKTUM KANSERLİ HASTALARDA PAN-İMMUN-İNFLAMASYON DEĞERİNİN PREDİKTİF VE PROGNOSTİK ÖNEMİ


Üçgül A. N., Sert İ. K., Bora H.

16. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 9 - 13 Nisan 2025, ss.43-44, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.43-44
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Neoadjuvan tedavi uygulanan rektum kanserli hastalarda

prognozu tedavi öncesinde öngörmek, farklı tedavi stratejilerine has-

ta seçimi için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, neoadjuvan

tedavi alan rektum kanserli hastalarda tedavi öncesi pan-immün-inf-

lamasyon değerinin (PIV) patolojik yanıt, lokal kontrol ve genel sağ-

kalım üzerindeki prognostik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Kasım 2020-Mayıs 2024 tarihleri arasında

kliniğimizde rektum kanseri sebebiyle neoadjuvan tedavi uygulanan

126 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. PIV, şu formüle göre hesap-

lanmıştır: PIV= (nötrofil sayısı x trombosit sayısı x monosit sayısı)/

lenfosit sayısı. Optimal PIV düzeyi ROC analizi ile 475 olarak be-

lirlenmiştir. Hastalar, PIV<475 ve PIV≥475 olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. İki grup arasında patolojik yanıt ki-kare testi ile; sağkalım

parametreleri Kaplan-Meier ve log rank testi ile karşılaştırılmıştır. Cox

regresyon analizi ile çoklu değişken analizleri yapılmıştır.

Bulgular: Yüksek PIV grubunda, düşük PIV grubuna kıyasla an-

lamlı olarak daha fazla N2 hastalık gözlenmiştir (%33,3 vs %13,7,

p=0,02). Yüksek PIV grubunda cerrahi tipi olarak abdominoperi-

neal rezeksiyon düşük PIV grubuna göre anlamlı olarak daha fazla

uygulanmıştır (%35,9 vs %17,2, p= 0,02). İki grup arasında diğer

klinik özellikler veya tedavi yöntemleri açısından anlamlı fark bu-

lunmamıştır. Tüm kohort’un %84,1’ine total neoadjuvan tedavi

uygulanmıştır. Patolojik yanıt varlığı düşük PIV grubunda, yüksek

PIV grubuna kıyasla anlamlı olarak daha fazla bulunmuştur (75% vs

33.3%, p < 0.001). Düşük PIV grubunda genel sağkalım ve lokal re-

kürrenssiz sağkalım oranları yüksek PIV grubuna göre anlamlı şekilde

daha iyi saptanmıştır (p=0.006 ve p=0.004, sırasıyla). Multivariate

analizlerde ne genel sağkalım ne de lokal rekürrenssiz sağkalım ile

ilişkili PIV dışında başka anlamlı bir faktör bulunmamıştır.

Sonuç: Bu çalışmada, tedavi öncesi PIV değerlerinin rektum

kanserli hastalarda patolojik yanıt, lokal kontrol ve genel sağkalım

üzerindeki etkileri incelenmiştir. Yüksek PIV değerleri, düşük patolo-

jik yanıt oranlarıyla ilişkili olup genel ve lokal rekürrenssiz sağkalımı

olumsuz yönde etkilemiştir. Bu bulgular, PIV’in diğer klinikopatolojik

faktörlerle birlikte risk sınıflamasında ve tedavi kişiselleştirilmesinde

kullanılabileceğini göstermektedir. Ancak, PIV’in rutin pratiğe dahil

edilebilmesi için daha geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç

vardır.