KLİMUD 2025 Kongresi, Antalya, Türkiye, 19 - 23 Kasım 2025, ss.128-129, (Özet Bildiri)
Amaç: Candidozyma (Candida) auris, dirençli yapısı ve çevre koşullarına dirençli, biyofilm oluşturan biyolojisi nedeniyle sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlarda önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bu çalışmada, C. auris izolatlarının günlük pratikte karşılaşılan bazı biyosidal ajanlara maruz kalması sonrasında antifungal duyarlılık profillerindeki değişikliklerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada, biri referans köken (CDC B11903) olmak üzere toplam beş Candidozyma (Candida) auris izolatı kullanılmıştır. Maya suşları, sıvı besiyerlerinde çoğaltıldıktan sonra optik yoğunluk ölçümüyle 1 × 10⁶ cfu/mL olacak şekilde standart süspansiyonlar hazırlanmış ve deneylerde kullanılmıştır. İzolatlar; %70 etanol, triklosan (%0.0004), klorheksidin glukonat (%0.00005) ve klor (500 ppm) içeren biyosidal ajanlara 30 saniye, 5 dakika ve 24 saat süreyle maruz bırakılmıştır. Temas sonrasında biyosidal aktivitenin durdurulması amacıyla sodyum tiyosülfat içeren nötralizan solüsyon kullanılmıştır. Maruziyet öncesi ve sonrası flukonazol, amfoterisin B, vorikonazol ve anidulafungin için minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri CLSI M27-A3 standardına uygun broth mikrodilüsyon yöntemiyle belirlenmiştir. İlaç konsantrasyonları flukonazol için 128-0.25 mcg/ ml, amfoterisin B için 16-0.03 mcg/ml, vorikonazol için 64-0.12 mcg/ml ve anidulafungin için 8-0.01 mcg/ml olarak uygulanmıştır. Biyosidlerin MİK belirlenmesinde dilüsyon aralığı olarak klor için 3000-5.85 mg/L, klorheksidin için 500-0.9 mcg/ml, etanol için 400-0.08 mg/L ve ırgasan (triklosan) için 100-0.2 mcg/ml olarak uygulanmıştır. Antifungal ve biyosid duyarlılık değişikliklerinin kalıcılığı, ardışık pasajlarla izlenmiştir. Bulgular: Flukonazol, amfoterisin B, vorikonazol ve anidulafungin için belirlenen MİK aralıkları sırasıyla 128–0.25, 16–0.03, 64–0.12 ve 8–0.01 µg/mL’dir. Biyosidal ajanlar etanol, klor, klorheksidin ve triklosan, klinikte kullanılan konsantrasyonlara uygun şekilde uygulanmıştır. Etanol ve klor maruziyeti sonrası tüm izolatlarda flukonazol MİK değerlerinde 2 kata kadar artış izlenmiş, diğer antifungallerde anlamlı değişiklik gözlenmemiştir. Klorheksidin maruziyeti özellikle referans izolat üzerinde etkili olmuş; bu kökende tüm antifungallerin MİK değeri 2 kata kadar artmıştır. Triklosan maruziyeti izolatlara göre değişkenlik göstermiş; bazı izolatlarda flukonazol MİK değerleri artarken bir izolatta 4 kat azalma saptanmıştır. Referans izolat dahil bazı kökenlerde vorikonazol ve anidulafungin MİK değerlerinde 2 kata kadar artış görülmüştür. Sonuç: Gerçek hayat koşullarını yansıtan bu çalışma, bazı biyosidal ajanlara maruziyetin C. auris izolatlarında antifungal duyarlılığı değiştirebileceğini ortaya koymuştur. Özellikle yaygın kullanılan triklosan ve klorun, flukonazol direncini artırma potansiyeli dikkat çekicidir. Enfeksiyon kontrol uygulamalarında biyosidal ajan kullanımına yönelik dikkatli ve seçici yaklaşımlar geliştirilmesi önerilmektedir.