174. “Ötekileştirme”, Korkular Üzerine Kurulur!


Creative Commons License

Karaağaçlı M.

http://www.mektepligazete.com. , cilt.3, sa.4, ss.1-4, 2025 (Hakemsiz Dergi)

Özet

“Ötekileştirme”, Korkular Üzerine Kurulur!

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI*

 

1.Ötekileştirmenin Sosyolojisi

Ötekileştirmenin farklı bakışlı anlamları  olsa  da güncelde sıkça rastlanılan haliyle; “kendini ve  grubunu öne çıkarıp diğerlerini, kendine reva gördüğü haklardan mahrum bırakma girişimi olarak kullanılıyor.

 

Her nesneye  ve  özneye “yeni” diyen(!) kendileri  bu güzelim Türkiye Coğrafyası’nda yeni özneli olan tutucu ve kuşatmacı liberaller sosyo-ekonomik ve kültürel girişimlerinde  ötekileştirmeyi  “çıkarları ve  çıkarlarına uygun menfaatçilik” olarak görüyor ve yaşıyorlar.

 

Aslında sosyolojik olarak; “ötekileştiren” diğerleriyle arasında duvarlar örendir. Tarihte bunun  somutlandırılması Çin Seddi’nin dışında  kalanları  öteki  ve barbar diye  nitelemesi gösterilebilir.

Bu göstermede seddin dışındakiler tarımdan anlamaz görülürken, seddin dışındakiler de içindekileri at ve oktan anlamaz görüp öteki  kutba  koymuşlardır.

 

2.Siyasal Ötekileştirmede; Özne ve Öteki

Ötekileştirme korkular üzerine kurulduğundan siyasal otorite tarafından farklı reel politiklerle kullanılır.

 

Michel Foucault ötekileştirmeyi, “güç ve bilgiyle” ilintilendirir.

O, özneyi, kendini pratik veya iktidar ilişkisi içinde anlamlandıran bir varlık olarak görürken; ötekini, öznenin kendini tanımasını ve konumlandırmasını sağlayan bir referans olarak değerlendirir.

 

Ötekileştirmeyle “daha güçlü veya daha iyi gösterme yapıldığından; hiyerarşik olarak gücün bulunduğu yerde kalması sağlanır.

Siyasal ötekileştirmede, ötekinin farklı olduğuna, yanlış düşündüğüne ve yanlış davrandığına, bu yüzden de onunla uzlaşılamayacağına ait köşeli tavırlar vardır.

 

Çünkü;

·  Ötekileştirmede,  yancı ve utangaç tavırla ait olunan grup yüceltirken; ötekiler  alçaltılır.

·  Ötekileştirmede,  kendi görüşünde olanlar değerliyken; diğerleri değerli görülmez ve kızılır.

·  Ötekileştirmede, “değerli özne” kendine reva gördüğü haklardan diğerlerini mahrum bırakır.

 

Bu nedenle;

·       Öteki tanımına uyanlar, empati kuramadığı, kılişe şablonla baktığı kişileri dışlar.

·       Seçilmiş bu davranışla “insan olmadıkları”  kolayca yargılanır.

·       Sosyal yapıda, Hindistan’a özgü uygulanan kast sisteminin  uygulamalarda ve sahada katı halleri görülür.