18. ULUSLARARASI BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ SEMPOZYUMU, Ankara, Türkiye, 18 - 19 Eylül 2025, ss.46, (Özet Bildiri)
Son yıllarda yapay zekâ (YZ) teknolojileri, eğitim alanında öğrenme, öğretme, ölçme ve değerlendirme gibi pek çok amaçla kullanılmaktadır. Kullanımının hızla artması beraberinde çeşitli etik tartışmaları da gündeme getirmiştir. Bu çalışma, 2021-2025 yılları arasında yayımlanan ampirik araştırmaları sistematik olarak inceleyerek, eğitimde YZ’nin etik boyutlarına ilişkin güncel eğilimleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada PRISMA çerçevesi kullanılmıştır. Scopus ve ULAKBİM veri tabanlarında yayımlanmış, yalnızca tam metnine erişilebilen, Türkçe veya İngilizce yayımlanmış, hakemli ve ampirik çalışmalar araştırma kapsamında incelenmiştir. Derleme, kuramsal tartışma, kitap bölümü veya görüş yazısı türündeki çalışmalar ise dışlanmıştır. İlgili veri tabanlarında YZ, eğitim ve etik anahtar kelimeleri kullanılarak yapılan ilk sorguda 1048 çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışmalar dâhil edilme kriterleri dikkate alınarak tekrar incelenmiş ve son aşamada 270 çalışma analiz kapsamına alınmıştır. Araştırma kapsamında incelenen çalışmalar yöntemsel olarak incelendiğinde, ağırlıklı olarak nicel ve karma desenlerin tercih edildiği görülmüştür. Nicel araştırmalarda tarama çalışmaları tercih edilmiş, bunu ölçek geliştirme ve yarı deneysel araştırmalar takip etmiştir. Nitel araştırmalarda ise derinlemesine görüşmeler ve durum çalışmaları öne çıkarken, fenomenolojik araştırmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Karma yöntem çalışmalarının yüksek oranda temsil edilmesi, farklı veri kaynaklarının bütünleştirilmesine yönelik eğilimi yansıtmaktadır. Bu sonuçlar, eğitimde YZ ve etik konularına ilişkin çalışmaların büyük ölçüde geniş örneklemlerden veri toplamaya odaklandığını göstermektedir. Buna karşın deneysel ve derinlemesine fenomenolojik incelemelerin henüz gelişim aşamasında olduğu söylenebilir. Katılımcı türleri incelendiğinde, çalışmaların büyük ölçüde yükseköğretim düzeyinde öğrenciler üzerinde yoğunlaştığı görülmüştür. En yüksek temsil lisans öğrencilerine ait olurken, öğretim elemanları ve öğretmenler de önemli bir katılımcı grubunu oluşturmuştur. İlkokul ve ortaokul öğrencileri üzerine yapılan çalışmaların henüz az sayışa olması dikkat çekicidir. Bu durum, erken yaş gruplarında YZ ve etik ilişkisine dair çalışmaların yetersiz olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan öğretmenler ve öğretim elemanlarına yönelik çalışmaların fazla olması, mesleki bağlamda etik kaygıların da akademik çalışmalarda önem kazandığını ortaya koymaktadır. İncelenen çalışmalarda eğitimde YZ kullanımına ilişkin etik hususların ağırlıklı olarak akademik dürüstlük, veri güvenliği ve mahremiyet ile algoritmik önyargı ve adalet alanlarında yoğunlaştığı görülmektedir. Bu etik konular kritik öneme sahip olmakla birlikte, şeffaflık, pedagojik ve bilişsel etkiler veya daha geniş sosyo-kültürel etkiler gibi diğer boyutlara nispeten sınırlı vurgu yapıldığı görülmüştür. Bu çalışma, 2021–2025 yılları arasında yayımlanan ampirik çalışmalarda eğitimde YZ’nin etik boyutlarını ortaya koymuştur. Yapılan araştırmada, eğitimde YZ’nin etik kullanımına ilişkin farkındalığı arttırmak amaçlanmış ve alan yazındaki durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, politika geliştirme süreçleri ve öğretmen eğitimi için yol gösterici olmasının yanı sıra, gelecekte eğitim alanında yapılacak olan etik çalışmalara yön verecek nitelikte olduğu düşünülmektedir.