Evaluation of In Vitro Antimicrobial Potentials of Dietary Phytochemicals Against Periodontal Pathogens


Bali E. B., Akca G., Erdönmez D., Erkan Türkmen K., Sağlam N.

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi, vol.48, no.1, pp.21-28, 2018 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 48 Issue: 1
  • Publication Date: 2018
  • Journal Name: Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.21-28
  • Gazi University Affiliated: Yes

Abstract

Objective: In this study, it is aimed to investigate the antimicrobial potential of the dietary phytochemicals including quercetin, curcumin, apigenin, pyrogallol, gallic acid, luteolin and hydroxytyrosol against the periodontal pathogenic bacteria including Porphyromonas gingivalis ATCC 33277, Prevotella intermedia actinomycetemcomitans ATCC 43718.ATCC and Aggregatibacter Material and Methods: The antimicrobial potential of the dietary phytochemicals was investigated by using agar well diffusion and microdilution methods. The antimicrobial activities of the phytochemicals were both studied at a concentration of 3 mg/ml and also in concentrations of 3, 1.5, 0.75, 0.375, 0.187, 0.093, 0.046, 0.023 and 0.011 mg/ml using microdilution methods, respectively. Amoxicillin (20 µg/disc, 0.04-0.0015 mg/ml) and DMSO (≤10%) were tested as positive and negative controls, respectively.Results: According to the results of this study, most of the phytochemicals had antimicrobial activity aganist all of the bacteria. The most effective phytochemical against pathogens was quercetin. The phytochemicals with the strongest antimicrobial potential were determined as quercetin, curcumin, luteolin, apigenin and gallic acid. In our study DMSO (≤4%, v/v) showed no antimicrobial effect on the pathogens.Conclusion: In addition to the usage of antibiotics in the treatment of periodontal diseases, the consumption of the phytochemicals including especially curcumin, quercetin, luteolin, gallic acid and apigenin may be appropriate and helpful. Therefore, it is suggested that more detailed in vivo research about the inhibition mechanisms of the periodontal pathogens by potent phytochemicals should be performed and, further in vivo studies should be carried out to detect effective usage of these phytochemicals
Amaç: Bu çalışmada, Porphyromonas gingivalis ATCC 33277, Prevotella intermedia ATCC 25611 ve Aggregatibacter actinomycetemcomitans ATCC 43718 periodontal patojenlerine karşı gıdalarda bulunan fitokimyasallardan kuersetin, kurkumin, apigenin, pirogallol, gallik asit, luteolin ve hidroksitirozolün in vitro antimikrobiyal potansiyellerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışmada agar kuyucuk difüzyon ve mikrodilüsyon yöntemleri kullanılarak fitokimyasalların antimikrobiyal potansiyelleri araştırılmıştır. Agar kuyucuk yönteminde fitokimyasalların antimikrobiyal aktiviteleri 3 mg/ml, mikrodilüsyon yönteminde ise 3, 1.5, 0.75, 0.375, 0.187, 0.093, 0.046, 0.023 ve 0.011 mg/ml konsantrasyonlarda incelenmiştir. Pozitif ve negatif kontrol olarak amoksisilin (20 µg/disk ve 0.04-0.0015 mg/ml) ve DMSO (<=%10) test edilmiştir.Bulgular: Çalışma sonuçlarına göre, fitokimyasalların çoğunun patojenlere karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği ve patojenler üzerinde en etkili fitokimyasalın kuersetin olduğu belirlenmiştir. Kuersetin, kurkumin, luteolin, apigenin ve gallik asit tüm patojenlere karşı en iyi antimikrobiyal potansiyeli olan fitokimyasallar olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda, %4 (v/v) ve daha az orandaki DMSO'nun patojenler üzerinde etkisiz olduğu belirlenmiştir.Sonuç: Periodontal hastalıkların tedavisinde antibiyotik kullanımına ilave olarak, özellikle kurkumin, kuersetin, luteolin, gallik asit ve apigenin içeren gıdaların tüketimi uygun ve yararlı olabilir. Bu yüzden, ileride, güçlü antimikrobiyal ve antioksidan potansiyeli olan fitokimyasalların periodontal patojenlerin inhibisyon mekanizmalarına yönelik etkilerinin daha detaylı araştırılması ve bu fitokimyasalların etkin kullanımlarını belirlemek için ileri boyutta in vivo çalışmalar yapılması önerilmektedir