NEFROLOJI SERVISE YATAN HASTALARDA DEMORALIZASYONUN DEĞERLENDIRILMESI
43. ULUSAL NEFROLOJİ KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 14 - 18 Ekim 2026, ss.18-19, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.18-19
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Gazi Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Nefroloji servislerinde yatarak tedavi gören hastalar; kronik
hastalık yükü, tekrarlayan hastane yatışları, işlevsel kısıtlılıklar ve
hastalığın prognozuna ilişkin belirsizlik nedeniyle önemli psikososyal
stres etkenlerine maruz kalmaktadır. Demoralizasyon, depresyondan
farklı bir psikolojik yapı olup özellikle tıbbi hastalığı bulunan
bireylerde tedaviye uyumu, yaşam kalitesini ve klinik sonuçları
olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Demoralizasyonun kronik böbrek
hastalığı olan hastalarda, özellikle hemodiyaliz tedavisi alanlarda,
daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, hastanede
yatan nefroloji hastalarında demoralizasyonun sıklığını ve şiddetini
değerlendirmek; demoralizasyonun depresyon, anksiyete ve uyku
kalitesi ile ilişkilerini araştırmak ve hemodiyaliz hastaları ile diğer
nefrolojik nedenlerle hastaneye yatırılan hastaları karşılaştırarak
seçilmiş klinik ve sosyodemografik değişkenlerle olan ilişkilerini
incelemektir.
Gereç-Yöntem: Aralık 2025-Mart 2026’da Gazi Üniversitesi
Nefroloji Servisinde yatarak tedavi gören hastalar değerlendirildi.
Okuryazar, çalışmaya katılmaya gönüllü ve anketleri anlayıp
tamamlayabilecek bilişsel, iletişimsel ve fiziksel yeterliliğe sahip 18 yaş
ve üzerindeki hastalar çalışmaya dahil edildi; iletişim yetersizliği, ciddi bilişsel bozukluğu veya eksik anket verisi bulunan hastalar dışlandı.
Toplam 75 hasta çalışmaya alındı. Hastaların demografik ve klinik
özellikleri, böbrek fonksiyon testleri, vital bulguları ve beden kitle
indeksleri kaydedildi. Demoralizasyon, Demoralizasyon Ölçeği-II’nin
Türkçe versiyonu (TDS-II) kullanılarak değerlendirildi. Uyku kalitesi
Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI), anksiyete ve depresif belirtiler
ise Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS) ile değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların 46’sı (%61.3) nondiyaliz, 29’u
(%38.7) diyaliz grubunda yer aldı. Nondiyaliz ve diyaliz grupları
yaş, cinsiyet ve VKİ açısından benzerdi(Tablo 1).HAD-Depresyon ve
Demoralizasyon skorlarında diyaliz grubunda skorlar daha yüksektir.
HAD-Anksiyete ve Pittsburgh’ta anlamlı fark saptanmamıştır (Tablo 2).
Sonuç: Demoralizasyon, hastanede yatan nefroloji hastalarında
önemli bir psikososyal yük oluşturmakta ve hemodiyaliz tedavisi
alan hastalarda anlamlı derecede daha sık görülmektedir.Anksiyete
ve uyku kalitesi düzeyleri benzer olmasına rağmen hemodiyaliz
hastalarında demoralizasyon ve depresyon oranlarının daha yüksek
olması, bu hasta grubunun psikososyal açıdan daha kırılgan olduğunu
göstermektedir. Bu bulgular, demoralizasyonun erken tanınması
için rutin değerlendirilmesini ve özellikle hemodiyaliz hastalarında
destekleyici girişimlerin uygulanmasını önermektedir.