PROSTHETIC TREATMENT APPROACH ON LOWER EDENTULOUS EXTREMELY RESORBED RESIDUAL RIDGE: A CASE REPORT


Creative Commons License

Ergün G., Karakış D.

Türkiye Klinikleri Diş Hekimliği Bilimleri Dergisi, vol.13, pp.139-145, 2007 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 13
  • Publication Date: 2007
  • Journal Name: Türkiye Klinikleri Diş Hekimliği Bilimleri Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.139-145

Abstract

70 years old female patient having a problem of occlusion,
function and stability in her prosthesis applied to our clinic with a
complaint of not being able to use her lower prosthesis. After the
evaluation of the present denture, it was observed that in addition to
the poor occlusion, the patient also had flat residual ridge in the
anterior section and negative residual ridge in the posterior sections of
her lower jaw caused by extreme resorption. As a result of clinic and
radiographic examination, a distractor was surgically placed in the
anterior section of the lower jaw for increasing bone support. After
waiting for 4 months, 2 implants were placed in the canine site of the
lower jaw. Prosthetic treatment was begun after 3 months.
Conventional complete prosthesis for the upper jaw and ball
attachment with implant-supported prosthesis for the lower jaw were
performed. During the clinical controls after the treatment, it was
observed that her chewing function and aesthetic expectations were
satisfied. Mandibular reconstruction applied implant supported
removable denture treatments lead to good clinical results.  
Protezinde oklüzyon, fonksiyon ve stabilite problemi olan 70
yaşındaki kadın hasta kliniğimize alt tam protezini kullanamama
şikayetiyle başvurmuştur. Mevcut protezi değerlendirildiğinde hatalı
oklüzyonun yanısıra, hastanın özellikle alt çenesinde aşırı
rezorbsiyona bağlı olarak anterior bölgede düz, posterior bölgede
negatif kretler gözlenmiştir. Klinik ve radyografik muayene sonucun
da alt çenede anterior bölgede kemik desteğini arttırmak amacıyla
cerrahi operasyonla bir distraktör yerleştirilmiştir. Dört ay beklendik
ten sonra, alt çene kanin bölgesine iki adet implant takılmıştır. Üç ay
sonra protez yapımına başlanmıştır. Üst çeneye geleneksel tam protez,
alt çeneye topuz başlı implant destekli hareketli protez yapılmıştır.
Tedavi sonrası yapılan klinik kontrollerde hastanın çiğneme fonksiyo
nu ve estetik beklentilerinin sağlandığı gözlenmiştir. Mandibular
rekonstrüksiyon uygulamalarıyla yapılan implant destekli hareketli
protezler iyi klinik sonuçlar ortaya koymaktadır.