Diferansiye Tiroid Kanserlerinin Takibinde Kullanılan Tiroglobulin Testinin Analitik Performansının Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUBA SAADET DEVECİ BULUT
Danışman: Özlem Gülbahar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tiroglobulin (Tg) testi, diferansiye tiroid kanseri (DTK) olan hastalarda tiroidektomi ve radyoiyot ablatif tedavi sonrasındaki nüks takibinde kullanılılan önemli bir tümör belirtecidir. Bu çalışmada dört farklı Tg-IMA metodun (Abbott ARCHITECT, Beckman Access, Siemens IMMULITE ve Roche Cobas Elecsys) analitik performansları; presizyon, metot karşılaştırması ve alt ölçüm limitleri (LoB, LoD ve LoQ) başlıkları altında, Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) dokümanlarının talimatları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre Abbott ARCHITECT, Beckman Access ve Roche Cobas Elecsys Tg yöntemlerinin tekrarlanabilirlik çalışmasından elde edilen CV değerleri hedeflenen desirable imprecision değerinin (CV= 0,884) ancak metotlar arasında farklı konsantrasyon düzeylerinde 2 kata varabilen (slope: 2,027) farklılıkların olduğu bulunmuştur. Siemens IMMULITE Tg' nin girdiği karşılaştırmalarda, korelasyonların 10 ng/mL' nin üzerindeki düzeylerde yüksek olduğu (r>0,945) ama 10 ng/mL' nin altındaki düzeylerde düşük olduğu görülmüştür (r 0,80). TgAb (-) örneklerde yapılan Siemens IMMULITE Tg'nin diğer 3 metotla girdiği ikili karşılaştırmalarda yine yüksek değerleri görülürken, TgAb (+) örneklerde K değerlerinde düşüş dikkat çekmektedir (0,562-0,653). Aynı zamanda Kappa analizinde klinik karar düzeylerine göre ayrıştırılmış Tg düzeylerinde, yöntemlerin birbirleri ile olan agreement düzeylerine bakılmıştır. Abbott ARCHITECT, Beckman Access ve Roche Cobas Elecsys Tg yöntemlerinin düşük düzeyler dahil tüm düzeylerde birbirleri ile yüksek uyum yakaladıkları; Siemens IMMULITE Tg' nin diğer 3 metotla girdiği ikili karşılaştırmalarda ise 10 ng/mL'nin üzerindeki konsantrasyonlarda yüksek uyum; 10 ng/mL'nin altındaki konsantrasyonlarda TgAb (+) grupta daha belirgin olmak üzere (Agreement düzeyleri; 0,097-0,533) düşük uyum gösterdiği gözlenmiştir (Agreement düzeyleri;0,097-0,727). Ayrıca dört Tg-IMA metodunun TgAb'den etkilenme düzeylerinin TgAb (-) ve TgAb (+) gruplarda yapılan Passing-Bablok regresyon analizlerindeki slope değerlerindeki farklanmalara göre değişken olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak, heterojen bir molekül olan Tg'ye karşı geliştirilen Tg-IMA yöntemlerinin, farklı Tg izoformlarını tespit edebilme kabiliyetlerindeki farklılığın, yöntemlerde kullanılan farklı duyarlılıklara sahip antikor setlerinden kaynaklandığı söylenebilir. TgAb antikorunun Tg üzerindeki negatif interferan etkisinin metotlar arasındaki varyasyonu farklı immünoanalitik yöntemlerde kullanılan antikorların farklı olduğunu düşündürmektedir. Aynı zamanda tahlil teknolojilerindeki ilerlemelerle birinci jenerasyon kitlere göre ikinci jenerasyon Tg kitlerinin fonksiyonel duyarlılıklarının geliştirildiği bilinmektedir. Sayılan bu sebepler Tg-IMA'lar arasında gözlenen analitik performans farklılıklarının açıklayıcısı olabilir. Çalışmamızda kullanılan ikinci jenerasyon olan Abbott ARCHITECT, Beckman Access ve Roche Cobas Elecsys Tg immünolojik ölçümlerinin DTK hastalarının postoperatif ablatif tedavi sonrasında rezidüel veya tekrarlayan hastalığın takibinde kullanmak için gerekli olan analitik gereksinimleri karşılamaktadır. Buna rağmen birinci nesil olan Siemens IMMULITE Tg yönteminin DTK tedavi takibinde kullanılırken çalışmamızda gösterilmiş analitik performans özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünmekteyiz. Çünkü birinci jenerasyon bile olsa DTK'nın postoperatif nüks izleminde Siemens IMMULITE Tg yönteminin klinik laboratuvarlarda sıklıkla kullanıldığı bilinmektedir. Diğer taraftan, hem DTK'nın postoperatif takipte kullanılan klinik karar seviyeleri hem de Tg-IMA yöntemlerinin DTK'nın nüks izleminde gerekli olan minimum performans özellikleri profesyonel tiroid hastalıkları kılavuzları tarafından açıkça ifade edilmektedir. Diğer ikinci jenerasyon Tg-IMA ölçümleri gibi in-vitro diagnostik test olarak tanısal kullanımı onaylı Siemens IMMULITE Tg-IMA ölçümünün, profesyonel DTK kılavuzlarda belirtilen performans gereklilikleri kapsamında, üretici firma tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini önermekteyiz. Ek olarak, metotlar arasında Tg sonuçlarında gözlenen değişkenlik ile güvenilir klinik yorumlar sağlamak için Tg takibinin aynı laboratuvarda aynı metotla yapılması gerektiğinin önemini vurgulamaktayız. Anahtar Kelimeler: Tiroglobulin, Analitik Performans Değerlendirmesi, Diferansiye Tiroid Kanserleri