Yüksek grade glial tümörlerde preload DSC MR perfüzyon görüntüleme ile elde edilen parametrelerin moleküler markerları öngörmede tanısal yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: IŞIL İMGE GÜLTEKİN AYDOĞ
Danışman: Emetullah Cindil
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yüksek grade glial kitleler yetişkin çağda en sık görülen primer malign beyin kitlesi olup ortalama sağ kalım 15 ay olarak bildirilmiştir. Bu nedenle prognozda ve sağ kalımda önemli bir yere sahip olan genetik ve moleküler belirteçlerin invaziv olmayan tekniklerle araştırılması önem kazanmıştır. Tümör mikrovaskülarite ve anjiogenezi hakkında bilgi sağlayan yöntem olan Dinamik duyarlılık kontrast (DSC) perfüzyon görüntüleme ve bu inceleme ile elde edilen rölatif beyin kan volümü (rCBV), pik yükseklik (PH), ve sinyal kazanım oranı (PSR) parametreleri glial tümörlerin tanısında rutin kullanılan bir görüntüleme yöntemi haline gelmiştir. Bu çalışmada DSC perfüzyon görüntülemede, yüksek FA değerleri kullanılarak ve preload doz verilmeden elde edilen perfüzyon parametreleri ile orta FA değerleri ve preload doz sonrası elde olunan perfüzyon parametrelerinin, İDH mutasyonunu ve diğer moleküler belirteçleri ön görmedeki başarısı karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 49 yüksek grade glial kitle tanılı hasta iki farklı DSC perfüzyon tekniği ile değerlendirilmiştir. İlk pefüzyon görüntülemede, yüksek T1 ağırlıklı (FA= 90°), ikinci perfüzyon görüntüleme ise ilk pefüzyonda kullanılan kontrast madde preload olarak kullanarak ve orta FA değerleri (FA= 60°) ile T1 ağırlığı azaltılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen perfüzyon incelemelerin rCBV, PSR ve PH değerleri hesaplanarak iki incelemenin, İDH mutasyonunu ve diğer moleküler belirteç durumunu ayırt etme başarısı karşılaştırılmıştır. Bulgular: rCBV ve PH değerleri, ilk ve ikinci perfüzyon incelemede İDW-w grupta (p<0,05); PSR ise İDH-m grupta istatistiksel anlamlı olarak daha yüksektir (p<0.01). İlk ve ikinci DSC perfüzyon ile elde edilen parametreler ROC analizinde değerlendirildiğinde AUC değerinin, ikinci perfüzyonda elde edilen PSR'de daha yüksek olduğu gösterilmiştir (PSR2 için AUC=0,816; PSR1 için AUC=0,789). Ayrıca ikinci perfüzyonda elde edilen CBV2 ve PH2 değerlerinin İDH mutasyonunun ön görmedeki tanısal doğruluğu ilk perfüzyon parametrelerine göre daha yüksek olmaktadır (CBV2 için AUC=0,786; PH2 için AUC =0,762). Lojistik regresyon analizine göre CBV ve PSR parametrelerinin kombine edildiği modeller, özellikle ikinci perfüzyon görüntülemesinde tanı performansını arttırmıştır. Ancak modele PH değerlerinin eklenmesi İDH mutasyon ayrımını yapmadaki başarıda artış sağlamamıştır. İlk perfüzyon görüntülemede de ikinci perfüzyon görüntülemede de elde edilen parametrelerin ATRX mutasyonunu belirlemede yalnızca CBV değerleri istatistiksel olarak anlamlı olduğu gösterilmiştir (p<0,05). P53 mutasyonu bulunan kitlelerde ikinci perfüzyon görüntülemede elde edilen CBV değerlerinin; p53 negatif kitlelere göre istatistiksel anlamlı (p=0,02) olarak daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Sonuç: Orta FA değerleri ve preload doz kullanılarak elde edilen DSC perfüzyon parametreleri, İDH mutasyon durumunu ve diğer moleküler belirteçlerin ayrımında fayda sağlayabilir. Preload doz kullanılması, TE ve FA değerlerinin değiştirilmesi ile oluşturulan görüntüleme parametreleri ve görüntüleme sonrası düzeltme algoritmalarının kullanılması tek optimal bir protokolün belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, uzlaşılmış DSC MR perfüzyon görüntüleme protokolleri oluşturulmalı ve daha fazla hasta içeren randomize kontrollü çalışmalarla doğrulanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Yüksek Grade Glial Kitle, Dinamik Kontrast Perfüzyon, Preload Doz, İDH mutasyonu