Fiberoptik bronkoskopi (FOB) ve endobronşial ultrasonografi (EBUS) uygulanacak olan hastaların işlem öncesi anksiyete durumunu belirlemede anksiyete ölçekleri ve serum copeptin düzeyi yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜMEYYE KODALAK CENGİZ

Danışman: AHMET SELİM YURDAKUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Fiberoptik Bronkoskopi (FOB) ve Endobronşiyal Ultrasonografi (EBUS), çeşitli akciğer hastalıklarının tanı ve tedavisi için günümüzde sıklıkla kullanılan, güvenli ve minimal invaziv girişimsel işlemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Girişimsel bir işleme girme kararı, işlemin türüne bakılmaksızın bireyde anksiyete gelişmesine neden olmakta ve hem hekim hem de hasta açısından işlem sırasında güçlüklere, hastanın işlemi reddetmesine, tanı ve tedavinin gecikmesine, işlem başarısında düşüşe ve hastanın olumsuz deneyimi sonucu prosedürü tekrarlamayı reddetmesine neden olmaktadır. Amaç: FOB ve EBUS öncesi hastaların anksiyete düzeylerini belirlemede kullanılacak olan Durumluk Kaygı Ölçeği (STAİ-SA), Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI-TA), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve Görsel Analog Skala (GAS) ve serum Copeptin düzeyinin yerini, duyarlılık ve özgüllüklerini ve aralarındaki korelasyonu belirlemektir. Metot: Şubat 2020 ile Aralık 2021 yılları arasında FOB / EBUS yapılma endikasyonu konulmuş, işlemin yapılmasına ve çalışmaya katılmaya yazılı ve sözlü olarak onay veren, çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 219 hasta çalışmamıza alındı. Yaş ve cinsiyetini içeren demografik özellikleri, ayaktan veya yatan hasta olmaları, sosyoekonomik durumları, beden kitle indeksleri, eğitim seviyeleri, geçirilmiş bronkoskopi-girişimsel işlem öyküleri, sigara kullanımları, ek hastalıkları kaydedildi. İşlem öncesi yüz yüze görüşme ile STAİ-SA, STAI-TA, BAÖ ve GAS uygulandı. İşlemden önce ve işlem bitiminden sonra taburcu edilmeden hastalardan alınan 2-3cc venöz kan örneğinden serum Copeptin düzeyi ölçüldü. Bulgular: Çalışmaya katılan 219 olgunun 150'si (%68.5) erkek, 69'u (%31.5) kadın olup, yaş ortalaması 59.90±13.53 idi. Olguların 140'ına (%63.9) FOB, 79'una (%36.1) EBUS yapıldı. STAİ-SA'ya göre anksiyete skor ortalaması 44.9±16.1, STAİ-TA'ya göre 43.7±11.1 olarak bulundu ve her iki ölçeğe göre hastalar orta düzeyde anksiyetikti. BAÖ'ye göre ortalama anksiyete skoru 10.3±11.2 olarak bulunup, hafif düzeyde anksiyetik iken, GAS'a göre 4.6±1.7 olup, orta düzeyde anksiyetikti. Tüm anksiyete ölçeklerinde; ayaktan / yatan hasta olma, sigara kullanımı, ek hastalık durumu, bronkoskopistin deneyimi, hastanın girişimsel işlem öyküsü ve FOB / EBUS deneyimi ile anksiyete düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). Cinsiyetler arasında STAİ-SA, STAİ-TA ve GAS anksiyete düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı (p=0.01, p=0,006, p=0,02) ve kadınlarda erkeklerden anlamlı düzeyde daha yüksekti. STAİ-TA ve BAÖ'ye göre 65 yaş altı olgular ile 65 yaş ve üstü olguların anksiyete düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı (p=0.013), (p=0.02) ve 65 yaş altı olgular daha anksiyetikti. Düşük sosyoekonomik durum ve işlem öncesi sedasyon ihtiyacı olan olguların, GAS skoruna göre anksiyete düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti. Tüm anksiyete ölçekleri birbirleriyle pozitif yönde korele bulundu (p 0.05). İşlem öncesi ve sonrası serum Copeptin düzeyleri birbirleri ile pozitif yönde korele idi (r=0.707, p<0.001). ROC analizinde Copeptin için AUC değeri: 0.59, spesifitesi: %56.6, sensitivitesi %56.8 bulundu, BAÖ için AUC değeri: 0.76, spesifitesi: %66.3, sensitivitesi %68.2, GAS için AUC değeri: 0.81, spesifitesi: %74.3, sensitivitesi %77.3 bulundu. Sonuç: Tüm anksiyete ölçekleri birbirleriyle korele olup, hastalar tarafından daha kolay anlaşılabilir ve uygulanabilir olması açısından klinik pratikte GAS'ı güçlü bir alternatif olarak önermekteyiz. Anksiyete ölçekleri sonucunda hafif, orta ve ağır anksiyete düzeylerindeki hastalara FOB / EBUS işlemleri öncesi gerekli önlemler alınması gerekmektedir. Copeptin üzerine yapılacak ileri çalışmalar ile Copeptin'in fizyopatolojik davranışının daha iyi aydınlatılması ve kabul görmüş bir cut-off değerinin bulunması halinde psikolojik stresi değerlendirmede hali hazırda kullanılan ölçeklerin haricinde; kantitatif, karşılaştırılabilir ve tekrarlanabilir bir stres değerlendirme ölçütü olacağını düşünmekteyiz. Copeptin ile ilgili çok merkezli, geniş hasta popülasyonunun dahil edildiği ileri araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: anksiyete, copeptin, endobronşiyal ultrasonografi, fiberoptik bronkoskopi, ölçek, stres