Rat karaciğer dokusunda etanolle indüklenen oksidatif strese çinkonun etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZNUR MERTOĞLU ÇAĞLAR

Danışman: Ayşe Bilgihan

Özet:

?75- 7. ÖZET Etanol birçok mekanizma aracılığıyla ROS üretimini artırabilir. Etanol çeşitli organlarda oksidatif stresi indükleyebilir. Etanolun indüklediği oksidatif strese karaciğer diğer organlardan daha hassastır. Alkolün başlıca metabolize edildiği yer olması sebebiyle, en fazla hasar da karaciğer hücrelerinde meydana gelmektedir. Çinko, protein metabolizması için gerekli esansiyel bir eser elementtir. 300'den fazla metalloenzimin yapısında yer almakla birlikte membran bütünlüğü için de gereklidir. Aynı zamanda deri ve bağ doku metabolizmasında, yara iyileşmesinde önemli rolü bulunmaktadır. Çinko antioksidan etkisini indirekt yola hücre membran yapısını koruyarak., SOD enziminin yapışma katılarak ya da metallotioneinin doku konsantrasyonlarını artırarak, tiol grubu içeren proteinlerin oksidasj onunu etkileyerek ya da kritik bölgelerde demir ve bakır gibi redoks reaktif metallerin yerine geçerek gerçekleştirdiği bilinmektedir. Çalışmamızda, rat karaciğer dokusunda etanolle indüklenen oksidatif strese antioksidan olan çinkonun etkilerini ve histolojik bulguları inceledik. Lipit peroksidasyon belirteci olan MDA'nın etanol uygulanan gruptaki düzeyleri kontrolle karşılaşünldığmda anlamlı bir artış bulunmuştur (p<0,005). Etanol-çinko uygulanan gruptaki MDA düzeyleri kontrolle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş saptanmıştır (p<0,05). Çinko uygulanan grubun MDA düzeyleri kontrol (p<0,005) ve alkol-çinko grubuna (p<0,005) göre yüksek bulunmuştur. Etanol grubundaki AOPP düzeyleri kontrole göre anlamlı olarak azalmıştır (p<0,005). Yalnızca çinko uygulanan grupta AOPP düzeyleri etanol grubuna göre yüksek bulunurken (p<0,005), etanol ve çinkonun birlikte uygulandığı grupta protein oksidasyonu kontrole göre düşük bulunmuştur (p<0,005). Oral çinkonun endojen çinko üzerine etkileri sadece çinko grubunda gözlenmiştir. Bu grupta çinko düzeyleri kontrole göre anlamlı olarak artmıştır (p<0,05).?76- Etanol uygulanan grapta GSH-Px aktivitesi tüm gruplara göre anlamlı olarak artmıştır (p<0,001). Etanol-çinko grabundaki GSH-Px aktivitesi kontrole göre yüksektir (p<0,001). Glutatyon redüktaz ve GST aktiviteleri tüm gruplarda kontrole göre anlamlı bir değişiklik göstermemiştir. Etanol uygulanan grupta SOD aktivitesi kontrole göre yüksek bulunurken (p<0,005), alkol-çinko grubuna göre düşük bulunmuştur (p<0.005). Etanol-çinko ve çinko gruplarındaki SOD aktiviteleri kontrole göre anlamlı olarak artmıştır (p<0.001). Elanol ve çinkonun karaciğer dokusundaki etkilerini histolojik olarak da inceledik. Etanol uygulanan grupta sinüzoidlerde dilatasyon, az sayıda hepatosit çekirdeğinde apoptik görünüm, hepatosit sitoplazmasında lipit granülleri, sinüzoid endotel hücrelerinde vakuolizasyon, hepatositler arasında bağ doku artışı görülürken, etanol-çinko grubunda sinüzoidlerdeki dilatasyonun azaldığı, hepatosit sitoplazmasında lipit birüonıinin olmadığı, vakuolizasyonun azaldığı saptanmıştır. Çinko uygulanan grupta genel yapı normale yalan olmasına ve hepatositler arasında bağ doku birikimi gözlenmemesine rağmen sinüzoitlerde minimal dilatasyon ve endotel hücrelerinde yaygın vakuolizasyon saptanmıştır. Çalışmamızın biyokimyasal ve histolojik bulguları, etanolun karaciğerde oksidatif strese neden olduğunu göstermektedir. Bulgularımıza göre çinkonun, etanole bağlı karaciğer hasan üzerinde iyileştirici bir etki gösterdiği ve bu etkiyi karaciğerde oksidatif stresi azaltarak yaptığım söyleyebiliriz. Ancak çinko sağlıklı ratlarda kullanıldığında oksidatif stresi artırıcı yönde davranabilmektedir. Bu nedenle çinkonun antioksidan olarak uygun dozunun belirlenmesine yönelik ileri insan ve hayvan çalışmalarının gerekli olduğunu düşünüyoruz.