Rusya`da Türkoloji çalışmaları çerçevesinde Türkiye Türkçesiyle ilgili eserlerin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Öğrenci: SAHIBA KHALAFOVA

Danışman: FAHRİ TEMİZYÜREK

Özet:

Türkololoji araştırmaları, Rusya ve Rus Türkologları için ilk başta siyasi açıdan çok önem arzetmiştir. Uzun tarihe dayanan komşuluk ilişkileri, kültürel ve ekonomik birliktelik ve aynı coğrafyada var olma nedenleri Türklerin dil, kültür, sanat ve etnografik özelliklerini araştırmayı âdeta mecbur kılmıştır. Tarihî Rus destanlarında Hazar, Peçenek, Tatar, İskit ve diğer Türk topluluklarının kültürleri, kağanlarıyla ilgili bilgiler vardır. Kimi zaman da destan kahramanlarının adları Rus-Türk adlarıyla karışmaktadır. Fakat bilimsel olarak Rusyadaki Türkoloji çalışmalarını XVI. yy.a kadar götürmek mümkündür. Bunun yanı sıra Orhun-Yenisey yazıtlarının bulunması ve okuma çalışmalarının devam ettiği XVIII. yy. Türkoloji araştırmalarının temelinin atıldığı bir dönem olarak kabul edilmektedir. Tarihî karşılaştırmalı dil çalışmaları Türkolojinin bağımsız bir disiplin alanı olması yollarını açmıştır. Özellikle I. Petro zamanında Dmitriy Kantemirin 1716da -Incrementa Atque Decrementa Aulae Othomanicae, (Osmanlı İmparatorluğunun Yükseliş ve Düşüş Tarihi) eseri dikkat çekicidir. I. Petro zamanında Türkolojinin yanı sıra diğer bilimsel disiplin dallarının gelişmesinde atılan en önemli adım Rus Bilimler Akademisinin kurulmasıdır. Yine St. Petersburg Üniversitesinde açılan Doğu Dilleri Fakültesi Türkoloji ve Doğu dünyasıyla ilgili araştırmalar açısından çok önemlidir. Rus araştırmacıları ve Philipp Johan Strahlenberg, D. G. Messerschimidt, G. F. Müller, P. S. Pallas ve S. G. Gimelin gibi bilim adamlarının Orta Asya ve Sibiryayı araştırmaları Rus Türkologlarını da tetiklemiştir. Bu araştırmalar sonucunda Rusyada çok sayıda Türkoloğun yetiştiğini görmekteyiz. Biz de tezimizde hakkında konuştuğumuz Rus dilbilimcileri ve onların dünya Türkolojisine kattığı değerleri göz önünde bulundurarak bu Türkologlar ve zamanın Türkoloji gelişmeleri hakkında bilgi vermeye çalıştık. Rus Türkolojisinin gelişmesine en büyük katkı sağlayanlardan biri Aleksandr Mirza Kazem Bek olmuştur. Onun Grammatika Turetsko - Tatarskogo Yazıka (Türkçe- Tatarca Grameri) adlı kitabı Türkoloji alanında derin izler bırakmıştır. Aynı zamanda Rus Türkolojisi deyince akla ilk gelenlerden biri de Alman asıllı Rus Türkolog Wilhelm Radlofftur. Bunun yanı sıra Nikolay Yadrintsev, S. Malov, P. M. Melioranskiy, V. A. Gordlevskiy, A. N. Samayloviç, A. N. Kononov, N. K. Dmitriyev, M. S. Mihailov, E. V. Sevortyan, N. I. Aşmarin, E. K. Pekarskiy, N. A. Baskakov vb. dilbilimcilerin de Türk Lehçeleri, diyalekt ve gramere yönelik çalışmaları dünyada bu alanda yapılan çalışmalara öncülük etmiştir. Türkiye Türkçesinin sesbilimi, sözbilimi, anlambilimi, dilbilgisi, sözlükbilimi ayrı ayrı Türkologlar tarafından araştırılmış ve incelenmiştir. Biz de tezimizde bu alanda yazılmış eserleri inceleyerek Rus Türkologlarının Türkiye Türkçesine sağladığı katkıları Türkçeye aktararak sunmaya çalıştık. Ayrıca Türkçenin incelenmesinde yapılan ilk iş, kullanılacak olan yöntem ve yaklaşımların belirlenmesidir. Araştırmamızda metotlardan da bahsettik. Bilindiği üzere Türkçenin araştırılması ve incelenmesinde kullanılan metotlardan önde geleni Karşılaştırmalı metottur. Fakat son zamanlarda kodlama, dilbilimsel coğrafya yöntemleri de literatüre girmiştir. Türk Lehçelerinin Rus ve dünya Türkologları tarafından mevcut tasnifleri de araştırmamızda yer almıştır. Rus Türkolojisi geniş alanı kapsamakla beraber birçok yeniliğe de imza atmıştır. Biz de kendimizce bütün bunlara tezimizde açıklık getirmeye çalıştık.