Baş Dönmesi Olan Hastaların Tanısında Yatak Başı Vestibüler Test Sonuçlarının Kantitatif Laboratuvar Test Sonuçları ile Korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERHAN CÖMERTOĞLU
Danışman: Utku Aydil
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmamızda baş dönmesi şikayeti ile gelen hastalarda yatak başı vestibüler test sonuçlarının, kantitatif laboratuvar vestibüler testler sonuçlarına göre elde edilmiş nihai tanı ile korelasyonunun araştırılarak, yatak başı vestibüler testlerin doğru tanıyı belirlemedeki yeterliliği incelenmiştir. Yatak başı vestibüler testlerin; vestibüler patoloji grupları içinde duyarlılığı, özgüllüğü, pozitif prediktif değeri (PPD) ve negatif prediktif değeri (NPD) belirlenmiştir. MATERYAL VE METOD: Kulak burun boğaz polikliniğine baş dönmesi şikayeti ile başvuran 251 hastanın detaylı öyküleri alınıp, otoskopik muayeneleri yapıldıktan sonra hastalara ilk olarak yatak başı vestibüler değerlendirilme yapılmıştır. Ardından yatak başı vestibüler test sonuçlarının etkinliğini karşılaştırabilmek için kantitatif laboratuvar vestibüler değerlendirme yapılmıştır. Hem yatak başı vestibüler testler hem de kantitatif laboratuvar vestibüler testler sonrasında vestibüler patolojinin tanısı ICVD komitesinin vestibüler patolojiler için belirlediği tanı kriterlerine göre konulmuştur. Hastaların yapılan yatak yaşı vestibüler değerlendirme sonuçları kantitatif vestibüler test sonuçları ile karşılaştırıldı ve yatak başı vestibüler test sonuçlarının duyarlılık, özgüllük, PPD'si ve NPD'si her vestibüler patoloji grubu için ayrı ayrı hesaplanmıştır. BULGULAR: Çalışmamıza Kasım 2023 ile Nisan 2024 tarihleri arasında kliniğimize baş dönmesi şikayeti ile başvuran 251 hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 54,7 (15-87) ve kadın erkek oranı ise 1.9:1 idi. Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) , 251 katılımcının %57,8'ünde görülen en sık vestibüler patoloji olarak izlendi. BPPV' den sonra en çok görülen vestibüler patolojisi ise fonksiyonel dizziness (%20,7) idi. Vestibüler patoloji grupları arasında yaş, cinsiyet, baş dönmesinin süresi, semptomların devam ettiği süre, işitsel semptomlar ve geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyon öyküsü açısından farklılık olup olmadığını araştırıldı. Farklılıkların hangi vestibüler patoloji grubundan kaynaklandığı belirlendi. Son olarak yatak başı test sonucuna göre konulan tanılar, kantitatif vestibüler test sonucuna göre konulan tanılarla korelasyonunu bütün vestibüler patoloji grupları için ayrı ayrı incelendi ve yatak başı vestibüler testlerin doğru tanıya ulaşmadaki yeterliliği değerlendirildi. Yatak başı vestibüler testlerin BPPV hasta grubunda duyarlılığı %86,2 , özgüllüğü %100, PPD'i %100 ve NPD'i %84,1 olarak bulundu. Fonksiyonel dizziness hasta grubunda yatak başı testlerin duyarlılığı %100, özgüllüğü %87,4 , PPD'i %67,5 ve NPD' i %100 olarak bulundu. Yatak başı vestibüler testlerin santral vestibüler patolojiler için duyarlılığı %76,4, özgüllüğü %99,5 , PPD'i %92,8 ve NPD'i %98,3 olarak bulundu. Yatak başı vestibüler testlerin unilateral vestibüler parezi için duyarlılığı %40, özgüllüğü %100, PPD'i %100 ve NPD'i %97,5 olarak bulundu. Yatak başı vestibüler testlerin; vestibüler migren, meniere hastalığı, vestibüler nörit, SSKDS ve ortostatik dizziness tanıları için duyarlılığı %100, özgüllüğü %100, PPD'i %100 ve NPD'i %100 olarak bulundu. SONUÇ: Baş dönmesi şikayeti ile gelen hastalara yeterli zaman ayırarak detaylı bir öykü alınmasının ardından yapılacak yatak başı vestibüler değerlendirme altta yatan patolojinin tanınmasında ve sonrasında uygun tedavinin başlanmasında yeterli olarak görülmektedir. Bu nedenle yatak başı vestibüler testler sonrasında nihai tanıya ulaşamadığımız ve kararsız kaldığımız durumlarda kantitatif vestibüler testlerin kullanılmasın öneriyoruz.