Osteogenezis imperfekta tanısı ile takip edilen hastaların klinik, moleküler, laboratuvar ve radyolojik özelliklerinin retrospektif analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: IRMAK ÜSTÜNDAĞ ALBAYATI

Danışman: Fatih Süheyl Ezgü

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Osteogenezis İmperfekta, tip 1 kollajen yapımından sorumlu olan genlerdeki mutasyonlar sonucu olarak ortaya çıkan bir bağ dokusu hastalığıdır. Kemik kütlesindeki azalma ve kemik kırılganlığında artma sonucunda, Osteogenezis İmperfekta kliniğinde travma olmaksızın tekrarlayan kırıklar, ekstremite deformiteleri ve büyüme geriliği görülür. Kalıtsal geçişli olan bu hastalığın tanısı genellikle klinik ve radyolojik bulgular ile konulmaktadır. Tedavi yaklaşımı medikal tedavinin yanı sıra ortopedik cerrahi ve fizik tedaviyi içerir nitelikte multidiplinerdir. Türk literatüründe Osteogenezis İmperfekta ile ilgili yayınlanan makale sayısı ve dahil edilen parametreler sınırlıdır. Çalışmamızda Osteogenezis İmperfekta tanısı ile takip edilen hastaların demografik, klinik, biyokimyasal, radyolojik ve moleküler verilerinin, retrospektif analizinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışmaya Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Metabolizma ya da Çocuk Genetik Hastalıkları Poliklinikleri'nde, 1990-2022 yılları arasında Osteogenezis İmperfekta tanısı almış 44 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen olguların cinsiyet, yaş, tanı anında yaş, doğum şekli, ilk başvuru yakınması, ilk kırık yaşı, aile hikayesi, akrabalık derecesi, alınan medikal tedavi, yüzde, ekstremitede, toraks duvarı ve omurgada bulunan deformiteler ile ilgili bilgiler toplandı. Laboratuvar tetkiklerinden; kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, D vitamini, parathormon, spot idrarda kalsiyum-kreatinin oranı değerleri arşivden tarandı. Bunun yanı sıra radyolojik ve genetik veriler elde edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların (30'u erkek, 14'ü kız) ortalama yaşı 15,9±10,9 yıldı. En sık başvuru yakınması ise tekrarlayan kırıktı (% 74). Osteogenezis İmperfekta'nın alt tiplere göre yapılan sınıflandırmasına bakıldığında, tip 1 olarak gruplandırılan 18 hasta (% 41), tip 3 olarak gruplandırılan 11 hasta (% 25) ve tip 4 olarak gruplandırılan 8 hasta (% 18) mevcuttu. En yüksek yıllık kırık sayısına sahip Osteogenezis İmperfekta alt grubu tip 3 hastalarıydı (2,06 ± 1,61 kırık/yıl). Hastaların % 66'sında mavi sklera mevcuttu ve en sık beklendiği üzere tip 1 grubunda (% 72,2) görüldü. Dismorfik yüz görünümü, ekstremite, toraks, omurga deformiteleri ve kardiolojik patolojiler daha ağır klinikle seyreden tip 3 alt grubunda daha yüksek oranda izlendi. Tedavi öncesi kalsiyum, fosfor, parathormon değerlerinin genel ortalaması ve tedavi sonrası değerlerin genel ortalaması arasında anlamlı fark saptanmadı. Tedavi öncesi ve sonrası kemik mineral dansitesi verileri arasındaki fark çalışmamızda tedaviden faydalanma açısından anlamlı kabul edildi (p=0,000). Vakalarımızın 28'inde genetik analiz gerçekleştirildi. Hastalarda Osteogenezis İmperfekta'ya yol açtığı bilinen COL1A1, COL1A2, CTRAP, SERPINF1, DSPP ve P3H1 genlerinde varyantlar saptandı. Genel olarak hastalarda saptanan varyantların sekizi Human Gene Mutation Database (HGMD) veri tabanında birer mutasyon olarak tanımlanmıştı. Bu çalışmanın, ülkemiz genelinde, alanındaki genetik verileri de dahil etmesi nedenli en kapsamlı analizlerinden biri olup elde edilen verilerle gelecekteki çalışmalara referans olacağını düşünmekteyiz.