T/EVAR'da paralel stent greft/stent uygulamaları (Chimney, Periscope, Sandwich) ve takibi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEYMUR SAMADLI

Danışman: ERHAN TURGUT ILGIT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Standart EVAR ve TEVAR, abdominal ve torasik aort patolojilerinin tedavisinde günümüzde temel endovasküler yaklaşımlar olarak kabul edilmekle birlikte, kısa boyun, ileri açılanma ve yetersiz 'landing zone' gibi anatomik sınırlamalar bazı hastalarda bu tekniklerin uygulanmasını kısıtlamaktadır. Bu hasta grubunda pencereli (fenestreli) ve dallı greftler önemli alternatifler sunmakla birlikte, üretim süresi, maliyet ve acil koşullarda erişilebilirlik kısıtlılıkları nedeniyle her zaman uygulanabilir değildir. Paralel stent-greft ('chimney' , 'periscope', 'sandwich') teknikleri ise hastaya özel üretim gerektirmemesi ve acil durumlarda uygulanabilmesi sayesinde pratik ve erişilebilir bir endovasküler çözüm sunmaktadır. Çalışmamıza 2016–2025 yılları arasında tedavi edilen ve 6 aydan uzun sağkalımı bulunan 34 hasta dahil edilmiştir. Literatürde paralel tekniklerde stent-greft açıkkalımı yaklaşık %92–98, endoleak oranları ise %8–14 arasında bildirilmektedir. Çalışmamızda paralel stent-greft açıkkalımı %94,1 olarak saptanmış olup literatür ile uyumlu bulunmuştur. Endoleak gelişiminde en önemli mekanizmalardan biri, ana stent-greft ile paralel stent-greftler ve aort duvarı arasında oluşan kaçak ("gutter") alanlarıdır ve bu bağımsız bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamızda, endoleak için anlamlı bulunan veriler; boyun uzunluğu, boyun çapı, boyun morfolojisi (koniklik) ve anevrizma çapı olarak saptanmıştır. Özellikle preoperatif boyun uzunluğu ile paralel stent-greft sonrası oluşturulan efektif boyun uzunluğunun endoleak gelişimi ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu iki temel parametre esas alınarak geliştirilen özgün puanlama sistemi, endoleak riskini öngörmede pratik, tekrarlanabilir ve klinik kullanıma uygun bir yaklaşım sunmaktadır. Bu yönüyle çalışma, paralel stent-greft tekniklerinin planlanmasında yalnızca anatomik uygunluğu değil, aynı zamanda işlem sonrası sızdırmazlık başarısını da öngörebilen bir çerçeve ortaya koyarak literatüre katkı sağlamaktadır. Takip sürecinde hastaların anevrizma çap değişimleri değerlendirildiğinde, olguların büyük çoğunluğunda anevrizma kesesinde regresyon veya stabil seyir izlenmiştir. Bu bulgu, paralel stent-greft tekniklerinin yalnızca hedef damar patensisini korumakla kalmayıp, aynı zamanda anevrizma progresyonunu kontrol altına almada da etkin olduğunu desteklemektedir.Sonuç olarak, paralel stent-greft teknikleri; yüksek patensi oranları ve kabul edilebilir endoleak oranları ile, uygun hasta seçimi yapılan olgularda etkili ve güvenilir bir alternatif tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.