İleri proliferatif diabetik retinopatide vitreoretinal cerrahi uygulaması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADİR BURAK KAĞNICI
Danışman: RÜŞTÜ FİKRET AKATA
Özet:ÖZET Proliferatif Diabetik Retinopati (PDR), diabetin ciddi bir komplikasyonu olup retina ve optik diskte yeni damarların oluşması ile karekterizedir. Oluşan yeni damarlar vitreoretinal interfazda ilerleyerek preretinal fibrozis, vitreus içi ve subhyaloid alana kanama, traksyonel retina dekolmanı ve sonuçta ciddi görme kaybına yol açmaktadır. Uzun süreli vitreus hemorajileri, makulayı etkileyen traksyonel retina dekolmanı, kombine yırtıklı ve traksyonel dekolman, progresif fibrovasküler proliferasyon, arka hyaloidin sebep olduğu makula ödemi gibi durumlarda pars plana vitrektomi (PPV) esas tedavi yöntemini oluşturmaktadır. 2000-2004 yıllan arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında ileri PDR komplikasyonları nedeniyle ilk defa vitreoretinal cerrahi uygulanan 121 olgunun 136 gözü retrospektif olarak taranmıştır. Olgular vitreoretinal cerrahi endikasyonlarına göre üç gruba ayrılmış, birinci grubu vitreus hemorajisi, ikinci grubu traksyonel retina dekolmanı, üçüncü grubu vitreus hemorajisi ile kombine traksyonel retina dekolmanı olan olgular oluşturmuştur. Çalışma kapsamındaki olguların en son kontrolündeki bulguları sonucunda, anatomik ve görsel basan değerlendirilmiş, retinanın yatışık olması anatomik basan olarak adlandırılmış, snellen eşelinde iki sıra ve üzerinde görme artışı olması görsel basan, görmenin preoperatif düzeyin bir sıra üzerinde ve altında olması stabil görme, preoperatif düzeyin iki sıra ve altında olması ise azalmış görme olarak nitelendirilmiştir. Takip sürecinin sonunda toplam 129 gözde (%93.3) retinanın yatışık olması ile değerlendirilen anatomik basan sağlanmıştır. 1. gruptaki 39 gözün 37'sinde, 2. gruptaki 49 gözün 45'inde, 3. grupta ise 48 gözün 45'inde retinanın takip süresi boyunca yatışık kaldığı izlenmiştir. Olguların tümü değerlendirildiğinde, preoperatif ortalama görme keskinliği 0.03±0.07 olup postoperatif ortalama sonuç görme keskinliği 0.16±0.19 olarak ölçülmüş ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Birinci ve ikinci gruplarda ortalama görme keskinliği anlamlı olarak artarken, üçüncü grupta anlamlı bir değişiklik 35saptanmamıştır. Fonksyonel basan 1. grupta %69.2, 2. grupta %52.4, 3. grupta %46.9, stabil görme 1. grupta %20.5, 2. grupta %36.9, 3. grupta %40.8, görme kaybı 1. grupta %10.3, 2. grupta %1 1.7, 3 grupta %13.3 olarak gerçekleşmiştir. DM gibi sistemik komplikasyon riski çok yüksek olan bir hastalıkta bilgilendirme, takip ve erken tedavi öncelikli gelmelidir. Göz tutulumunun ileri aşamalarda olduğu durumlarda yapılacak olan vitreoretinal cerrahi progresyonu anlamlı şekilde azaltmaktadır. Son yıllarda uygulanan cerrahi tekniklerde ve kullanılan cerrahi enstürmanlarda olan gelişme, ileri PDR'nin oluşturduğu komplikasyonların cerrahi tedavisinde başarının artmasını sağlamıştır. Ancak, bu çalışma ile de doğrulanabileceği üzere, sadece vitreus hemorajisi olan olgularda cerrahi sonuçlar oldukça başarılı iken, vitreus hemorajisi ile birlikte olabilen traksyonel retina dekolmanı varlığında elde edilen sonuçlar hala tatminkar olmaktan uzaktır. 36