Hipoglossal-fasiyal anastomoz hastalarında dil gücü ve yutmanın değerlendirilmesi: Videofloroskopi tabanlı kinematik analiz
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİRHAN AKYOL
Danışman: HAKAN TUTAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Klasik hipoglossal–fasiyal anastomoz (HFA) uygulanan hastalarda dil gücü ve yutma fizyolojisini videofloroskopi temelli kinematik analizle objektif olarak değerlendirmek; yaş ve cinsiyetçe benzer sağlıklı kontrollerle karşılaştırmak ve dil gücü ile yutma etkinliği/güvenliği arasındaki ilişkileri incelemek. Gereç ve Yöntem: Kesitsel, karşılaştırmalı çalışmaya 60 birey (HFA: n=30; kontrol: n=30) dâhil edilmiştir. HFA grubunda semptomatik yutma EAT-10, fasiyal fonksiyon Bölgesel House–Brackmann, dil atrofisi Martins skalası ile değerlendirilmiştir. Tüm katılımcılarda anterior–posterior dil gücü, dudak kompresyon ve bukkal emme gücü ölçülmüştür. Videofloroskopik yutma çalışmasında oral ve faringeal fazlara ait zamansal/uzamsal kinematik parametreler hesaplanmıştır. Yutma etkinliği rezidü ölçütleriyle, güvenlik Penetrasyon–Aspirasyon Skalası (PAS) ile belirlenmiştir. Dil gücü ile yutma etkinliği/güvenliği göstergeleri arasındaki ilişkiler korelasyon analizleriyle incelenmiştir. Bulgular: Gruplar yaş (49,4±2,6 vs 50,9±2,5 yıl; p=0,690) ve cinsiyet (%60 vs %53,3 erkek; p=0,602) açısından benzer dağılım göstermiştir. HFA grubunda tüm olgularda etkin göz kapamanın olduğu ve hastaların %73,3'ünde tüm bölgelerde istirahat simetrisinin sağlandığı görülmüştür. Anterior (22,7±1,5 kPa) ve posterior (14,7±1,4 kPa) dil gücü, kontrol grubuna göre (46,9±1,6 ve 37,5±1,5 kPa; her ikisi p<0,001) anlamlı düşük bulunmuştur. Oral hazırlık ve oral transit süreleri tüm kıvamlarda daha uzun bulunmuştur (p<0,05). Yutma etkinliği göstergesi olarak vallekular rezidü özellikle orta kıvam ve katıda, total faringeal rezidü ise tüm kıvamlarda daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yutma güvenliğinin hastaların %93,3'ünde korunduğu (PAS 1–2) görülmüştür. Katı kıvamda vallekular rezidü ile anterior dil gücü arasında negatif korelasyon izlenmiş olup (r=−0,441; p=0,015); priform sinüs rezidüsü ile ilişki saptanmamıştır. İnce sıvıda PAS skorunun, anterior (r=−0,410; p=0,024) ve posterior (r=−0,399; p=0,029) dil gücüyle negatif korelasyon gösterdiği görülmüştür. Sonuç: HFA sonrası dil gücündeki belirgin azalma ve artmış faringeal rezidü yutma etkinliğini düşürse de, olası kompansatuvar mekanizmaların katkısıyla yutma güvenliği büyük ölçüde korunmaktadır. Dil gücü, yutma etkinliği ve güvenliği ile anlamlı ilişki göstermekte olup, dil odaklı rehabilitasyon stratejileri yutma etkinliğini artırmada yararlı olabilir. Anahtar sözcükler: hipoglossal–fasiyal anastomoz; videofloroskopi; kinematik analiz; dil gücü; yutma etkinliği; yutma güvenliği; PAS; rezidü.