Çocuklarda vazovagal senkop ve ekran maruziyeti ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİSA KILIÇ

Danışman: SEMİHA TOKGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Senkop serebral hipoperfüzyona bağlı geçici bilinç kaybı olarak tanımlanmakta olup, ESC rehberinde patofizyolojik mekanizmalara göre refleks, ortostatik hipotansiyona bağlı ve kardiyak nedenli senkop olarak sınıflandırılmaktadır. Refleks senkopun en çok görülen alt tipi vazovagal senkop (VVS) olup; çocuk ve ergenlerde de en yaygın görülen senkop tipidir. Uzun süre ayakta kalma, dehidratasyon, ağrı ve duygusal tetikleyiciler gibi dış uyaranların vagal tonusu artırarak VVS ataklarını tetiklediği bilinmektedir. Öte yandan, ekran maruziyeti; televizyon, tablet, bilgisayar ve akıllı telefon gibi dijital cihazlarla geçirilen zaman olarak tanımlanmakta ve pandemi sonrası yaşam tarzında belirgin artış göstermektedir. Bu artış, çocuklarda hareketsizlik, göz yorgunluğu, postural stres, uyku bozuklukları ve artan stres seviyeleri gibi faktörleri beraberinde getirerek otonom sinir sistemini etkileyebilir. Çalışmamız, VVS tanısı almış çocuk ve ergenlerin ekran kullanım süreleri ile bu duruma etki edebilecek diğer yaşam tarzı faktörlerini (sosyal medya alışkanlıkları, uyku, fiziksel aktivite, su ve fast food tüketimi, kahvaltı alışkanlıkları) karşılaştırarak, dijital maruziyetin VVS gelişimine olası etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmamıza Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniklerine 9-18 yaşlar arasında olup senkop şikayeti ile başvuran, öykü ve klinik bulgular ile vazovagal senkop tanımına uyan ve altta yatan kardiyak ve nörolojik nedenler de dışlanarak VVS tanısı almış toplam 98 hasta dahil edildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniklerine başvuran daha önce senkop geçirmemiş, kronik hastalığı olmayan, benzer yaş ve cinsiyetteki 95 sağlıklı çocuk da kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildi. Çalışmada, senkop öyküsü, prodromal semptomlar, tetikleyici durumlar gibi klinik verilerin yanı sıra, dijital cihaz kullanımı (cep telefonu, tablet, bilgisayar, televizyon) ve akıllı telefondaki günlük ekran süresi, sosyal medya alışkanlıkları, dijital bağımlılık (Türkçe uyarlanmış "Gençler için Dijital Bağımlılık Ölçeği"), beslenme alışkanlıkları (fast food tüketimi ,kahvaltı, akşam yemeği saatleri), su tüketimi, uyku düzeni ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı faktörleri yapılandırılmış anketler ve görüşmeler yoluyla toplandı. Veriler, hastalar ve aileleriyle yapılan karşılıklı görüşmeler sonucu anketlere kaydedildi. VVS tanısı almış çocuk ve ergenlerin dijital maruziyetleri, akıllı telefonlarındaki ortalama ekran süreleri ve yaşam tarzı özellikleri sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldı. VVS tanısı almış hastalar arasında da senkop sıklığı, ekran maruziyeti ve yaşam tarzı faktörleri arasındaki ilişki karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda, 9-18 yaş arası vazovagal senkop tanısı alan çocuk ve ergenlerle sağlıklı kontrol grubu arasında dijital medya kullanımı ve yaşam tarzı alışkanlıkları karşılaştırıldı. Bulgulara göre, VVS grubunda akıllı telefondaki günlük ortalama ekran süresi, genel internet kullanımı ve okula cep telefonu götürme oranları anlamlı şekilde yüksek bulundu. Ayrıca, VVS geçiren hastalar kontrol grubuna göre hafta içi tüm dijital cihazlarla daha fazla zaman geçirirken, hafta sonu bu fark anlamlı bulunmadı. VVS geçiren hastalar arasında günlük akıllı telefon kullanım süresi, hafta içi ve hafta sonu dijital cihaz kullanım süreleri (cep telefonu, tablet, bilgisayar ve televizyon) ile senkop ve presenkop tekrarlama sıklığı arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Dijital bağımlılık riski VVS grubunda daha yüksek seyrederken, düzenli spor yapma durumunda gruplar arasında belirgin bir fark gözlemlenmedi. Diğer yandan, VVS tanısı alanlarda akşam yemek saatleri açısından, 18:00-19:00 arasında ve 20:00'dan sonra yemek yeme oranı kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu. VVS geçirenlerde düzenli kahvaltı yapma ve su tüketimi oranları ise kontrol grubuna göre daha az bulundu. Fast food tüketim sıklığı ise VVS grubunda daha yüksek bulundu; ayrıca VVS geçirenler arasında fast food tüketimi daha sık olanların ekran sürelerinin, daha az tüketenlere göre anlamlı şekilde arttığı bulundu. VVS tanısı alanlar arasında daha geç yatma alışkanlığı olanların ekran süresinin daha erken uyuyanlara göre daha fazla olduğu bulundu. Sonuç: Dijital medya araçlarını yoğun kullanan, yüksek ekran sürelerine ulaşan ve yüksek veri tüketimi olan çocuk ve ergenler, VVS açısından daha fazla risk taşıyabilir. Artan ekran maruziyetinin, çocuk ve ergenlerde vazovagal senkopun ortaya çıkmasında yalnızca pasif bir yaşam tarzı göstergesi olmanın ötesinde, otonom sinir sistemi dengesini bozarak ve beslenme, hidrasyon, uyku düzeni gibi temel yaşam alışkanlıklarını da olumsuz etkileyen karmaşık bir etkileşim zincirinin parçası olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma, VVS geçiren bireylerin, kontrol grubuna kıyasla daha uzun süre ekran karşısında kaldığını ve bu durumun hem doğrudan hem de dolaylı yoldan senkop ataklarını tetikleyen faktörlerle ilişkilendirilebileceğini ortaya koymaktadır. Dolayısı ile pediatri hekimlerinin, çocukları, ergenleri ve onların ebeveynlerini ekran süresinin sınırlandırılması konusunda uyarması ve ekran süresi arttıkça karşılaşabilecekleri çeşitli sağlık sorunları konusunda bilgilendirmeleri gerekmektedir. Senkop ile başvuran ve VVS tanısı alan çocuklarda ekran süresi sorgulanmalı, VVS'ye eğilimi arttıran faktörlerden biri olduğu hatırlanmalıdır. Anahtar kelimeler: Vazovagal senkop, ekran maruziyeti, dijital bağımlılık, otonom sinir sistemi, çocuk ve ergen sağlığı, yaşam tarzı faktörleri