Chips ve putty formundaki demineralize kemik matriksinin horizontal kemik defektlerindeki etkilerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAVUZ KAYA

Danışman: MEHMET YALIM

Özet:

162 ÖZET Çalışmamızda horizontal kemik defektlerinin tedavisinde flep operasyonu (Kontrol Bölgesi ) ve flep operasyonuna ilave olarak putty formunda DFDBA olan Dynagraft® (1. Deney Bölgesi) ve chips formunda DFDBA olan Oragraft ® (2. Deney Bölgesi) uygulamalarının klinik ve radyolojik parametrelerle değerlendirilmesi sonucunda birbirlerine göre üstünlüklerinin olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmamız rast gele yarım-çene dizaynıyla tasarlanmış olan kontrollü randomize bir çalışmadır. Araştırmaya 32-55 yaşları arasında değişen, kronik periodontitisli 6 erkek 5 bayan olmak üzere toplam 11 hastadaki 84 dişin, 66 interproksimal bölgesinde bulunan horizontal kemik üstü defektlerinde tamamlanmıştır. Bu 66 defektin 28'ine flep operasyonuyla beraber Dynagraft ®, diğer 28'ine flep operasyonuyla beraber Oragraft ® ve 10 tanesi ise sadece flep operasyonuyla tedavi edilmiştir. Başlangıç tedavisinde ağız hijyeni eğitimi verilmiş, diştaşı temizliği ve kök düzleştirmesi işlemleri yapılmış ve 4 hafta sonra operasyonlara başlanmıştır. Her hasta da en az 2 adet 1. deney defekt bölgesi ve kontralateralinde 2 adet 2. deney defekt bölgesinin olmasına dikkat edilmiştir. Ayrıca anterior bölgede yapılmış olan 10 operasyonda santral dişlerin mesaili kontrol bölgelerini oluşturmuştur. Operasyon öncesi tüm grupların plak ve gingival indeks ölçümleri, oklüzal stentle cep derinliği, ataşman seviyesi ölçümleri yapılmıştır. Dişeti çekilmesi miktarı 1. deney ve 2. deney grupları için ölçülmüştür. Her üç grup içinde paralel teknikle standardize edilmiş radyografiler alınmıştır. Operasyondan hemen önce lokal anestezi altında defekt bölgelerinden yine oklüzal stentle transgingival ölçümler yapılmış ve radyografik ölçümlerle benzer sonuçlar verip vermediği incelenmiştir.163 Ayrıca horizontal kemik defektinin üzerindeki interdental bölgeler papilla yükseklik kaybı klasifikasyonuna ( PYKK ) ve iyileşme sırasında yumuşak doku defekt varlığına (İYDDV) göre görsel olarak değerlendirilmiştir. Hastalar operasyondan sonra 3, 6, 9 ve 12. aylardaki kontrol dönemlerinde plak indeksi, ginigival indeks, dişeti çekilme miktarı, papilla yükseklik kaybı klasifikasyonu ve interdental yumuşak doku defekti varlığı açısından değerlendirilmiştir. Aynı zamanda 6, 9 ve 12. aylardaki kontrol dönemlerinde cep derinliği, ataşman seviyesi, transgingival kemik seviyesi, radyolojik kemik seviyesi ölçümleri yapılmıştır. Her üç grupta da her dönem de Pl ve Gl değerleri birbirlerine yakın olup ameliyat sonrası özellikle 3. ay ve 6.ayda artış göstermiş fakat 12. ayın sonunda ameliyat öncesi durumlarıyla benzer bulunmuşlardır. 12 ay sonunda her üç grubun papilla yüksekliklerinde belirgin bir azalma gözlenmiş olup, tüm gruplarda daha çok Klas 2 veya Klas 3 papilla yükseklikleri gözlenmiştir. özellikle ameliyat sonrası 3. ayda her üç grubun interdental bölgelerinde yumuşak doku defektleri sıkça gözlenmiş, 9. aydan itibaren her üç grupta da defekt sayısında belirgin azalmalar gözlenmiştir. Her üç tedavi grubunda da tüm dönemlerde cep derinliğinde azalma, ataşman kazancı gözlenmiş ve gruplar arasında herhangi bir fark gözlenmemiştir. Transgingival ölçümlerde greft uygulanılan deney grupları arasında herhangi bir fark gözlenmemiş ve her iki grupta da çok az miktarda kemik kazancı gözlenirken, sadece flep operasyonu yapılan kontrol grubunda çok az miktar da kemik kaybı gözlenmiştir. Radyolojik olarak her üç grupta da tüm dönemler boyunca kemik seviyesinde herhangi bir fark gözlenmemiştir.