XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı Devleti'nde Safevi imajı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP DEDE

Danışman: YASEMİN DEMİRCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

XVI. yüzyıl başlarında İran'da eski Akkoyunlu toprakları üzerinde Safevî Devleti'nin yükselmesi Osmanlı Devleti'nin doğu ile olan ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Çünkü İstanbul'un fethinden yarım yüzyıl sonra bu kez Osmanlı Devleti'nin karşısına Hristiyan değil, dönemin Osmanlı tarihçilerinin deyimiyle Müslüman görünümlü bir rakip çıkmıştır. Safevî Devleti Şiiliği resmî bir mezhep olarak benimsemiş ve Akdeniz, Orta Asya, Hindistan kapıları arasındaki bölgenin tamamını elde ederek güçlü bir devlet kurmuştur. Osmanlı sınırlarının kuzeybatısında hâkim olan bu yeni militan güç bir başka deyişle askerî ya da siyasî güç Osmanlı Devleti'nde bir tehdit ve meydan okuma şeklinde algılanmış, İran'a ve Anadolu'ya hâkim olan hükümdarlar arasındaki eski rekabetin yeniden canlanmasına dinî bir nitelik kazandırmıştır. İran'da halkın önemli bir kısmının Sünni olması ve Osmanlı topraklarında pek çok Şiiliğe meyilli kitlelerin olması nedeniyle Osmanlı bu konuda muhtelif tedbirler almak zorunda kalmıştır. Safevîler ile Osmanlı padişahı II. Bayezid zamanında başlayan gerilim, I. Selim döneminde zirveye çıkmış ve 23 Ağustos 1514'te Çaldıran seferi ile neticelenmiştir. Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin Şii Safevî Devleti'ne olan bakış açısı üzerinde durulmuştur. Bu konu çalışılırken devre ışık tutan Selimnamelerden ve modern araştırmacıların eserlerinden istifade edilmiştir. Buradan çıkan sonuç ise Osmanlı Devleti, Safevîleri kafir olarak görmüş ve onlara karşı yapılan askerî seferin gerekçelerini dayandırdığı fetvalarda ilan etmiştir.