IVF yapılan kötü ovaryen yanıtlı hastalarda kan ve folikül sıvılarında 'di-2-etilhekzil fitalat (DEHP) düzeyinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SONER BACAKSIZ
Danışman: ERHAN DEMİRDAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: IVF e başvuran hastaların kan ve folikül sıvılarında 'di-2-etil hekzil fitalat' (DEPH) düzeyinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. GEREÇ-YÖNTEM: Bu çalışma, Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı YÜT Merkezi'nde 28.08.2024 –30.09.2024 tarihleri arasında gerçekleşen IVF tedavisi alan hastalardan düşük over rezervine sahip olan ve düşük over rezervine sahip olmayan hastaların (erkek faktöre sahip olan hastalar, açıklanamayan infertil hastalar, uterus veya serviks boyutunda organa bağlı nedeni olan hastalar) kan ve folikül sıvılarında DEPT düzeyinin karşılaştırılmasını içermektedir. European Society of Reproduction and Embriology (ESHRE) tarafından Bologna kriterlerleri adı verilen tanımlama sistemine göre 30 düşük over rezervine sahip ve 30 kontrol grubu olmak üzere 60 hasta değerlendirilmiştir. Çalışma ve kontrol grubunda OS amacıyla ilgili klinisyenin tercihi ve tecrübesi doğrultusunda HMG (Menopur; Ferring) veya r-FSH'a (Gonal-F; EMD-Serono) kullanılmıştır. Hem çalışma hem de kontrol grubu için gonadotropin başlangıç dozu hastaların yaşı, VKİ, infertilite süresi ve bazal klinik değerlendirmeleri doğrultusunda 75 IU ve katları olacak şekilde belirlenmiştir. Alınan numuneler bağımsız laboratuvarda analiz edilmiştir. BULGULAR: Çalışma ve kontrol grup arasında folikül ve kan DEHP değerleri karşılaştırıldığında gruplar arasında çalışma grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır. (p<0.05) (288.58 + 143.97)(199.70 + 77.09). Kadın yaşı (OR: 1.266, CI: 1.024-1.560, p:0.020) ve folikül sıvısındaki DEHP değerleri (OR: 1.014, CI: 1.002-1.014, p=0.030) kötü ovaryen rezerv durumunu predikte etmede istatiksel olarak anlamlı bulundu. (p<0.05). DEHP düzeyinin ovaryen stimülasyona etkileri incelendiğinde AFC sayısı ve OPU günü toplanan oosit sayısını anlamlı olarak etkilemediği ancak elde edilen M2 oosit sayısı ile negatif yönde ilişkili olduğu tespit edildi. Yine aynı hasta grubunda BMI ve FSH ile folikül sıvısı DEHP düzeyinin pozitif korelasyonda olduğu izlendi. AMH ile folikül sıvısı DEHP düzeyinin ise yine aynı grupta değerlendirildiğinde istatistiksel anlamlı olmasa da negatif korelasyonda olduğu izlendi. SONUÇ: Düşük ovaryen yanıtlı hasta grubunda kan ve folikül sıvılarında DEHP düzeyinin kontrol grubuna oranla istatistiksel olarak anlamlı seviyede yüksek olduğu bulundu. Kadın yaşı ve folikül sıvısındaki DEHP değerleri kötü ovaryen rezerv durumunu predikte etmede istatiksel olarak anlamlı bulundu. DEHP düzeyinin ovaryen stimülasyona etkileri incelendiğinde istatiksel olarak anlamlı sonuç bulunmasa da negatif yönlü karelasyon içinde olduğu belirlendi. Çalışma grubumuzda yapılan incelemelerde DEHP maddesinin kötü ovaryen yanıtlı hastaların folikül sıvılarında istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak kesin nedenler arasında gösterilebilmesi için daha fazla çalışma ve moleküler bazda inceleme gerekmektedir. Çalışmamızda her ne kadar kötü ovaryen yanıtlı hastalarda oransal yükseklik olsa da ivf tedavisine etkisi, oosit kalitesinde bozulmaya etkisi ve dolayısıyla doğurganlık hızına etkisi istatistiksel olarak kanıtlanamamıştır. Anahtar Kelimeler: İnfertilite, DEHP, Di-2-etil hekzil fitalat, poor responder, IVF