FRONTAL İNTERMİTTAN RİTMİK DELTA AKTİVİTESİNİN KLİNİK, RADYOLOJİK VE LABORATUVAR BULGULARI İLE İLİŞKİSİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKER ARSLAN

Danışman: Aslı Akyol Gürses

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Frontal intermittan ritmik delta aktivitesi (FIRDA), benzer morfolojiye sahip ritmik delta dalgalarının frontal bölgelerde baskınlık göstererek aralıklı ortaya çıkmasıyla karakterizedir. FIRDA'nın elektrografik tanımlaması netken; patofizyolojisi, etiyoloji ve klinik önemi konusunda literatürde farklı hipotezler ve veriler mevcuttur. Literatürde FIRDA serilerindeki delta dalgalarının frekansı; FIRDA serilerinin süre, tekrarlama sıklığı, prevalans gibi karakteristiklerinin etiyoloji, klinik ve diğer EEG bulguları ile korelasyonunu inceleyen veriler yetersizdir. Çalışmamızda amaç, FIRDA'nın etiyoloji, klinik ve diğer EEG bulguları ile korelasyonunu ortaya koymak ve literatürde sadece bir çalışmada kısıtlı olarak yer verilmiş olan FIRDA karakteristiklerinin korelasyonlarını incelemektir. Çalışmamızda 2018 2022 arasında GÜTF Nöroloji AD'nda gerçekleştirilen EEG çekimleri retrospektif incelendi ve FIRDA saptanan olgular ileri değerlendirmeye tabi tutuldu. Demografik parametreler, aktif tanı ve komorbiditeler, nörolojik muayene, laboratuvar ve nörogörüntüleme bulguları kaydedildi. İlgili traseler FIRDA'nın intrinsik karakteristikleri açısından gözden geçirildi. İstatistiksel analizde IBM.SPSS.20 kullanıldı. 251 EEG raporunda FIRDA tespit edildi, 32 traseye ulaşılamadığından, 27 trase aynı hastanın kontrol çekimleri olduğundan dışlandı. 10 hastada nörogörüntüleme verisi olmadığından analizler 182 hasta üzerinden yapıldı. Hastaların %49,5'i kadın; %50,5'i erkekti. Ortanca yaş 65'ti. 80 hastada (%44) değişik düzeylerde bilinç değişikliği, 31 hastada (%17) mortalite görüldü. 89 hastada yapısal lezyon mevcutken en sık hemisferik lezyonlar saptandı; lezyonlar en sık iskemi, tümör ve hemoraji natüründeydi. 105 hastada sistemik bozukluklar görülürken en sık böbrek yetmezliği, SSS dışı aktif maligniteler ve sistemik enfeksiyonlar saptandı. Pür sistemik ve pür yapısal etyolojili grupta FIRDA'nın frekans, süre, tekrarlama sıklığı ve prevalansının benzer olduğu görüldü. Bununla birlikte EEG'deki zemin aktivitesiyle FIRDA tekrarlama sıklığı arasında negatif; FIRDA süresi arasında pozitif yönlü anlamlı korelasyonlar izlendi. Bulgularımız, FIRDA saptanan olgularda sistemik ve yapısal etyolojilerin benzer sıklıkta gözlendiğini ve intrinsik özelliklerin anlamlı fark sergilemediğini göstermiştir. Bu bağlamda FIRDA'nın; kaynaklandığı anatomik yapı ve bağlantıları etkileyen metabolik veya yapısal stres altında, etiyolojiden bağımsız ortaya çıkan nonspesifik bir serebral yanıt olduğu düşünülebilir. Mevcut literatüre bakıldığında çalışmamızın en büyük örnekleme sahip olduğu görülmektedir. Zemin aktivitesinde kötüleşmeyle birlikte FIRDA'nın persistansı artmaktadır. FIRDA'nın iç özelliklerinin detaylı değerlendirilmesinin literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: FIRDA, EEG, Ensefalopati, FIRDA karakteristikleri