6-11 yaş arası sağlıklı çocuklarda medya kullanımı ile uyku arasındaki ilişkinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FEYZA YÜCEL YILMAZ

Danışman: Bahar Çuhacı Çakır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Teknolojinin ilerlemesi ile ortaya çıkan medya araçları, ebeveynlerin yaşantısına girdiği kadar çocukların da sık kullandığı araçlar arasında yer almaktadır. Televizyon, bilgisayar, cep telefonu, tablet ve oyun konsolu (playstation) gibi medya araçlarının çocuklar arasında kullanımı ve her bir medya aracı başında geçirilen süre giderek artmaktadır. Dijital medya araçlarının öğrenme merakının gelişmesi, yabancı dil eğitimine faydaları, akıl yürütme, planlama ve soyut düşünme yetilerinin geliştirilmesi ve sosyalleşme gibi olumlu etkilerinin yanında uyku düzensizliği, obezite ve depresyon riski, öğrenme ve dikkat eksikliği gibi olumsuz etkileri hem aileleri hem de hekimleri tedirgin etmektedir. Çocukların sağlıklı nöropsikososyal gelişimlerini tamamlayabilmeleri için yaşlarına uygun sürelerde uyumaları gerekmektedir. Yapılan çalışmalarda, kısa uyku sürelerinin çocukluk döneminde konsantrasyonda azalma, akademik başarıda düşüklük, obeziteye yatkınlık, depresyon ve intihar düşüncesinde artma ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yapılan çalışmalarda özellikle çocukluk çağında medya kullanımının uykuya yatma ve uykuya dalmada gecikme, uyku kalitesinde azalma ve daha kısa uyku sürelerinden sorumlu olduğu bildirilmiştir. Bu tez çalışmasında, 6-11 yaş sağlıklı çocuklarda, medya kullanımı ile uyku arasındaki ilişkinin araştırılması hedeflenmiştir. Çalışmamıza; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği ve Genel Pediatri ayaktan hasta polikliniklerine herhangi bir nedenle 01.03.2023-30.04.2023 tarihleri arasında başvuran, 6-11 yaş aralığında, bilinen kronik hastalık tanısı almamış, kronik ilaç kullanımı olmayan çocuklar ve ebeveynleri davet edildi Çalışmaya katılmayı kabul eden 6-11 yaş arası çocuğu olan 287 ebeveyne (anne veya baba) üç bölümden oluşan anket soruları soruldu. İlk bölüm, sosyodemografik veri formu (EK-B), ikinci bölüm 9 sorudan oluşan Problemli Medya Kullanım Ölçeği- Kısa Form (PMKÖ- KF) ve üçüncü bölüm 26 sorudan oluşan Çocuklar İçin Uyku Bozuklukları Ölçeği (ÇUBÖ) idi. İstatistiksel analizler için SPSS (Version 23.0, IBM Corp) programı kullanıldı. Değerlendirilmeye alınan 287 çocuğun yaş ortalaması 8.5±1.5 yıl (6-11 yıl) olarak saptandı. Bunların %47'si kız (n=136) çocuk idi. Çocukların %47'si, iki yaşından önce medya kullanmaya başlamışken, %47'si kendine ait medya cihazına sahipti. Çocukların %56'sına, ebeveynleri tarafından medya kullanım kuralı konulmuştu. Çocukların %42'si, uykudan yarım saat ve öncesinde ekran maruziyeti yaşamakta idi. Problemli medya kullanım ölçeği toplam puan ortalamalası 2.40±0.86 (ortanca 2.33; minimum 1 ve maksimum 4.67), uyku bozukluğu ölçeği toplam puan ortalamalası 45.2±10.3 (ortanca 45; minimum 26 ve maksimum 90) saptandı. Çocukların %15'inde (n=43) uyku bozukluğu saptandı. Problemli medya kullanım skoru, çocukların %44'ünde 2.5 puan ve üzerinde idi. Problemli medya kullanım puanı arttıkça uyku bozukluğu puanının arttığı görüldü (p<0.01, r=0.46). İki yaşından önce medya kullananlarda, uyku bozukluğu skoru daha fazla idi (p=0.04). Dijital medyayı oyun amaçlı kullananlarda (p=0.02) ve özellikle savaş oyunu oynayanlarda (p<0.01) uyku bozukluğu skoru daha yüksek bulundu. Bu tez çalışmasında, problemli medya kullanımı olan 6-11 yaş arası çocuklarda, uyku bozukluğu sıklığının arttığı tespit edilmiştir. Çocukların sağlıklı nöropsikososyal gelişimlerini tamamlayabilmeleri için vazgeçilmez olan uykunun, yaşa göre uygun sürede uyunması ve kalitesinin korunup geliştirilebilmesi için uykuyu bu denli etkileyen çocukluk çağı medya kullanımındaki problemli tutumların tespit edilmesi ve uygun yönlendirmelerin yapılması gereklidir. Medya kullanımına yönelik hem ebeveyn hem de çocukların bilgilendirilmesi gerekliliği, bu tez çalışmasından çıkarılabilecek önemli bir sonuçtur.