Kronik otoimmün tiroidit ve MHC sınıf II doku uygunluk antijenleri ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REYHAN ÜNLÜ ERSOY
Danışman: İLHAN YETKİN
Özet:47 VI. ÖZET OÎT, immün sistemin tiroidin antijenik yapılarına karşı immün yanıt oluşturması ile ortaya çıkmaktadır. Tiroid hücrelerindeki antijenik yapılara karşı oluşturulan ve doku hasarı ile sonuçlanan immün atak, genetik faktörlerin oluşturduğu zeminde, çevresel faktörlerin katkısı ile oluşur. Hastalığın gelişimindeki genetik katkıda doku uygunluk antijenlerinin önemli rol oynadığı bilinmektedir. Çalışmamızda Kronik OÎT' li hastalarda MHC Sımf II antijenlerine ait haplotipleri belirlemeyi ve hastalığın klinik olarak alt gruplarında HLA gruplarının sıklığını ve etyolojideki rolünü araştırmayı amaçladık. Çalışmaya, GÜTF Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniğine başvuran, klinik, laboratuar, USG ve sintigrafik değerlendirmelere dayanarak, Kronik OİT tanısı almış olan 100 olgu ve herhangi bir hastalığı olmayan 150 sağlıklı olgu (renal transplant donörleri) alındı. Çalışmamızda; Tüm hasta grubunda, hipotiroidi ve/veya tiroid bezinde atrofi gelişmiş olgularda HLA- DRB1*04 allelinin bulunma oranının kontrol grubuna göre anlamlı olarak fazla olduğunu, Guatröz tiroiditli ve klinik olarak ötiroidik olgularda ise kontrol grubuna göre anlamlı fark olmadığım saptadık. Buna göre ülkemizde AT' li hastalarda HLA-DRB1*04 allelinin hastalığın etyolojisinde etkin bir lokus olduğu ileri sürülebilir. HLA-DQB1 doku antijeni haplotipleri arasında HLA-DQB1*0201 alleli, tüm hasta grubunda ve hastalığın alt gruplarında (ötiroid, hipotiroid ve atrofik tiroiditli hastalarda) kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek olarak saptandı. Verilerimiz, bu allel varlığının OİT, özellikle de hipotiroidi ve atrofi ile seyreden OİT gelişimini kolaylaştırdığım desteklemekteydi.48 Tüm hasta grubu değerlendirildiğinde HLA-DRB1*08 alleli kontrol grubundaki yüksek pozitiflik oranı ile koruyucu bir lokus olarak tanımlandı. Çalışmamız, özellikle AT için koruyucu bir faktörün de HLA-DRB1*12 allel varlığı olduğunu gösterdi. Buna göre HLA-DRB1*12 negatifliğinin ülkemiz için AT gelişme olasılığım artırdığı söylenebilir. Yine alt gruplardaki (hipotiroidik ve AT' li hasta grupları) değerlendirmelerde, HLADQB1*02 allel varlığının, hastalığın seyri sırasında hipotiroidi gelişimini zorlaştıran bir faktör olduğu belirlendi. Sonuç olarak, ülkemizde HLA-DRB1*04 ve HLA-DQB 1*0201 allel pozitifliğinin OİT özellikle de AT oluşumunda risk faktörü teşkil ettiğini bunun yanında HLA-DRB1*08 allelinin OÎT, HLA-DRB1*12 ve HLADQB1*02 allel pozitifliğinin ise özellikle AT gelişimine karşı koruyucu etki gösterdiğini düşünmekteyiz.