İşeme disfonksiyonlu çocuk hastalarda semptom değerlendirme ölçeği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSNÜ TOKGÖZ
Danışman: MUSTAFA ÖZGÜR TAN
Özet:33 TÜRKÇE ÖZET AMAÇ: İşeme disfonksiyonlu pediatrik hastalarda semptom değerlendirme ölçeği oluşturmak GEREÇ-YÖNTEM: Bu çalışmaya Ocak 2003- Şubat 2004 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalma idrar kaçırma, anormal işeme paterni, idrar yolu enfeksiyonu, urgensi gibi alt üriner sistem disfonksiyonu bulguları nedeniyle başvuran ve inceleme sonucu işeme disfonksiyonu tanısı alan 81 çocuk hasta alınmıştır. Kontrol grubu olarak ise ayrıntılı hikaye ve fizik muayene sonucu işeme disfonksiyonu bulgusu saptanmayan ve hiçbir ürolojik şikayeti olmayan 102 çocuk çalışmaya dahil edilmiştir, ilk sorgulama formunda yeralan 35 sorunun, total, erkek ve kız hasta populasyonu için anlamlılık derecelerinin değerlendirilmesi sonucu, ROC değerleri yüksek olan 14 soruyu son sorgulama föyüne aldık. Çocuktaki günlük işeme frekansım sorgulayan soruyu, çalışmamızda hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılığın çıkmamasına rağmen skorlama formumuza ekledik. Çünkü hastalığın prospektif değerlendirmesinde işeme çizelgesi ile birlikte önemli veriler sunabileceğini düşündük. Böylece, 15 sorudan oluşan ana formumuz oluştu. BULGULAR: Hasta grubun yaş ortalaması 8,7±2,5; kontrol grubunun ise 8,3±2,2 olarak bulunmuştur. (p=0.236). Bu 15 sorudan alman toplam skorun hasta ve kontrol grubu arasında karşılaştırılması sonucu, eşik skor değerleri belirlendi. Bu değer tüm populasyon için 7,5(sensitivite %85,2; spesifisite %93,1; AUC=0,943) olarak bulundu. Sadece erkek populasyonu incelendiğinde ortaya çıkan eşik skor değeri 4,5(sensitivite34 %93,8; spesifısite %78; AUC=0,913) iken sadece kız populasyonu incelendiğinde ortaya çıkan eşik skor değeri 7,5(sensitivite %87,7; spesifısite %94,2; AUC=0,953) olarak saptanmıştır. SONUÇ: İşeme disfonksiyonlu hastaların tanı ve takibinde geçerli bir semptom değerlendirme ölçeği oluşturulması, toplum içinde çocukların kolay ve pratik bir şekilde taranmasının yapılarak bu çocukların geç kalınmış tanı ve tedavi sonucu maruz kalacağı ürolojik morbiditelerden korunmasını sağlayacaktır.