Tanı güçlüğü olan tiroid nodüllerinde immünhistokimyasal yaklaşım
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PELİN BÖRCEK
Danışman: AYLAR POYRAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda 2004-2007 yılları arasında tanı almış olan tiroidektomi materyalleri incelenerek nükleer özellikleri, papiller morfolojileri veya kapsüler invazyon şüphesi açısından tanı güçlüğü oluşturan toplam 88 olgu ve karşılaştırma yapmak amacıyla tanı güçlüğü oluşturmadan papiller veya foliküler karsinom tanısı almış 20 olgu belirlendi. Bu 108 olguda immünhistokimyasal olarak sitokeratin 19 (CK19), HBME-1 ve galektin-3 çalışıldı. En sık tanı güçlüğü yaratan lezyonun diffüz nükleer şüphe ile karakterli foliküler lezyon olduğu saptandı. Her üç immünhistokimyasal belirtecin de malign tümörlerde benign tümörlere göre daha sık pozitif boyanma gösterdiği, malign olgulardaki boyanma paterninin daha çok diffüz olma eğiliminde olduğu, malign potansiyeli belli olmayan olgularda ise boyanma oranlarının malign olgulardan daha düşük ancak benign olgulardan daha sık görüldüğü belirlendi. En yüksek orandaki pozitiflikler ise papiller karsinom olgularında saptandı. Nükleer şüphe nedeniyle çalışmaya dahil edilen ve papiller karsinom tanısı alan olguların, nükleer şüphe nedeniyle çalışmaya alınan ve benign tanı verilen olguların ve şüphe yaratmadan papiller karsinom tanısı alan olguların bu üç belirteç ile immünhistokimyasal boyanma paternleri arasında fark izlenmedi. Bu bulgularla CK19, HBME-1 ve galektin-3'ün tanı güçlüğü olan tiroid nodüllerinde tanıya yardımcı olabileceği ancak kesin tanının hematoksilen-eozin kesitlerin incelenmesi ile yapılması gerektiği sonucuna varıldı.