Hafif otonom kortizol sekresyonu olgularında hiperkoagülabilitenin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELMAN ÇAĞLAYAN
Danışman: ALEV EROĞLU ALTINOVA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hafif otonom kortizol sekresyonu (MACS) olguları, Cushing sendromunun spesifik belirti ve bulguları olmadan hafif otonom glukokortikoid fazla salınması durumudur. Literatürde Cushing sendromunda hiperkoagülopatinin insidansının ve mekanizmasının incelendiği çalışmalar bulunmaktadır. Ancak ülkemizde ve dünyada, Cushing sendromunun spesifik belirti ve bulgularının gözlenmediği, insidental olarak saptanan ve takip edilen MACS olgularında bildiğimiz kadarıyla pıhtılaşma sistemiyle ilgili yalnızca bir çalışma vardır. Çalışmamız tek merkezli, prospektif olarak yürütülmüş olup, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Poliklinik'lerinde Ocak 2024–Temmuz 2024 tarihleri arasında başvuran MACS olguları ve yaş, cinsiyet, ek hastalıkları, VKİ açısından benzer olan kontrol grubu olarak toplam 60 olgu dahil edilmiştir. Tüm grupta d-dimer, fibrinojen, PT, aPTT, TT, faktör VIII, AT-III, vWFag ve vWF:RCo düzeyleri bakılmıştır ve sosyodemografik ve klinik verileri not edilmiştir. MACS grubunda faktör VIII (p=0,040), vWF:RCo (p=0,034), fibrinojen (p<0,001) seviyeleri yüksek bulundu. MACS grubunda AT-III düzeyi kontrole grubuna göre düşük bulundu (p=0.013). MACS grubu obezitesi olan ve olmayan x olarak ikiye ayrıldığında gruplar arasında d-dimer seviyeleri obezitesi olan grupta anlamlı yüksek bulundu (p=0.008). Lojistik regresyon analizinde MACS grubunda faktör VIII, vWF:RCo, fibrinojen, AT-III arasında en ilişkili olanların fibrinojen ve AT-III olduğu görüldü. Lineer regresyon analizinde AT-III ile kortizol arasında negatif yönde bir ilişki ve LDL kolesterol ile arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu saptandı. Sonuç olarak, MACS hastalarında obezite, diabetes mellitus (DM), hipertansiyon (HT), hiperlipidemi (HL) gibi ek hastalıklardan bağımsız olarak koagülasyon kaskadında tromboza eğilim yönünde önemli değişiklikler olduğu ve bunların metabolik parametreler ile ilişkili olduğu saptanmıştır