Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Destan KALAÇAY
Danışman: Aysun Hacışevki
Özet:
Diyabetik nefropati (DN), son dönem böbrek hastalıkları arasında yer alan ve birçok komplikasyona sebep olan bir sağlık sorunudur. Hastalıkla birlikte artan inflamasyon ve vücuttaki anti-inflamatuvar etkili biyomoleküllerin azalması hastalığın ilerlemesinde etkili olmaktadır. Ayrıca, hastalığın erken tanısı tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Son araştırmalar dolaşımdaki miRNA'ların hastalık tanısı için potansiyel belirteçler olduğunu göstermektedir. Omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri (ÇDYA), DN’ye karşı koruyucu etkilere sahip olabilir. Ancak, omega-6 ÇDYA'ların etkileri daha belirsizdir. Lipoksinler (LX), inflamasyonu azaltmada önemli bir rol oynayan anti-inflamatuvar moleküllerdir ve DN üzerinde olumlu etkileri olabilir. Çalışmamızda 120 hasta, albumin/kreatin (AKO) oranına göre üç gruba ayrıldı. Çalışma grupları şu şekilde oluşturuldu: kontrol grubu (40 sağlıklı birey), Grup 1: normal ya da hafif artmış albuminürisi olan 40 birey (AKO <30 mg/gün), Grup 2: orta derecede artmış albuminürisi olan 40 birey (30 < AKO >300 mg/gün), Grup 3: ileri derecede artmış albuminürisi olan 40 birey (AKO >300 mg/gün). Proinflamatuvar belirteçler (TNF-α ve IL-6) ve antiinflamatuvar belirteç (lipoksin A4 (LXA4)), ELISA tabanlı spektrofotometrik ölçümlerle tayin edildi. Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri düzeyleri, LC-MS/MS metodu kullanılarak, miRNA-29c seviyesi ise Reverse-Transkriptaz PCR (RT-PCR) metodu kullanılarak ölçüldü. Hasta gruplarının TNF-α düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı bir artış gösterdi (p<0,05), IL-6 düzeylerinde görünürde artış olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı değildi. LXA4 aktivitesi ise kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşüktü (p<0,05). Hastaların EPA ve DHA değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha düşüktü (p≤0,001), (p<0,05). AA değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha yüksekti (p≤0,001). DGLA değerlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gözlemlenmedi. Hasta gruplarında miR-29c düzeylerinde kontrol grubuna göre ve hasta grupları arasında hastalığın şiddetine göre artışlar gözlendi. Bu sonuçlar, DN seyrinde bazı omega yağ asitlerinin miktarlarının hastalığın şiddetiyle orantılı olduğunu, ayrıca miR-29c'nin inflamasyon belirteçleriyle ve hastalığın şiddetiyle doğrusal bir korelasyon gösterdiğini ifade etmektedir. Araştırmamızdan hareketle, DN hastalarının yaşam kalitelerinin arttırılması amacıyla omega-3 ÇDYA takviyesinin yararlı olabileceği ve sonuçlarımızın DN tanısında miR-29c'nin erken bir belirteç olabilme potansiyelini desteklediği düşüncesindeyiz. Ayrıca çalışmamız gerek renal yetersizlik ve ilgili hastalık patojenezlerinin aydınlatılmasına katkı sağlamak, gerekse bu parametrelerin patofizyolojik rollerinin açığa çıkarılmasına ilişkin araştırmalara destek olmak adına önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler : Diyabetik Nefropati, inflamasyon, LC-MS/MS, miRNA