Oral ülser tedavisinde kullanılmak üzere mukoadezif bukkal formülasyonların geliştirilmesi ve in vitro-in vivo değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA AKYÜZ
Danışman: Fatma Nur Tuğcu Demiröz
Özet:Bu tez çalışmasının amacı, oral ülserlerin lokal tedavisinde kullanılmak üzere hidrokortizon (HK) yüklü ve HK içermeyen mukoadezif bukkal nanolif formülasyonlarının geliştirilmesi ve in vitro, ex vivo ve in vivo olarak değerlendirilmesidir. Bu amaçla farklı polimer kombinasyonları kullanılarak elektroçekim yöntemi ile HK yüklü ve boş nanolifler hazırlanmıştır. Polimer çözeltilerinin yüzey gerilimi, viskozite ve iletkenlik özellikleri incelenmiş; elde edilen nanoliflerin fizikokimyasal karakterizasyonu DSC, FT-IR ve XRD analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, etkin madde ile polimerler arasında herhangi bir geçimsizlik bulunmadığını göstermiştir. Taramalı elektron mikroskobu görüntülerinde liflerin homojen, boncuksuz ve poröz yapıda olduğu belirlenmiştir. Nanoliflerde HK yükleme etkinliği %92-100 arasında bulunmuştur. Mekanik özellikler, mukoadezyon, temas açısı ve in vitro salım çalışmaları sonucunda yüksek mukoadezyon gücü, uygun mekanik özellikleri ve yaklaşık 8 saat salım sağlaması nedeniyle PH2-HK optimum formülasyon olarak seçilmiştir. Karşılaştırmalı çalışmalar için optimum boş nanolif formülasyonu olarak PH2 belirlenmiştir. Optimum formülasyonlar üzerinde gerçekleştirilen stabilite ve hücre kültürü çalışmalarında nanoliflerin uygun fizikokimyasal özelliklerini koruduğu ve biyouyumlu olduğu gösterilmiştir. İn vivo çalışmalarda asetik asit ile oluşturulan oral ülser modelinde farmakokinetik, biyokimyasal ve histopatolojik değerlendirmeler yapılmıştır. HK yüklü PH2-HK formülasyonu, ülserasyonun azalması, inflamasyonun baskılanması ve doku iyileşmesinin hızlandırılması açısından pozitif kontrol ve ticari ürün grubuna göre daha başarılı sonuçlar göstermiştir. PH2-HK nanolif formülasyonu bukkal uygulama sonrasında düşük sistemik maruziyet (Cmax: 11 ng/mL) ve uygulanan dozun %1'inin altında sistemik dolaşıma geçiş göstermiş, buna karşın uzamış salım davranışı sergileyerek lokal tedavi potansiyelini desteklemiştir. Ayrıca HK içermeyen PH2 formülasyonunun da yara iyileşmesini desteklediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, oral ülserlerin tedavisinde kullanılabilecek, bukkal uygulama için uygun ilaç salımı sağlayan, yüksek mukoadezif özelliklere sahip ve biyouyumlu bukkal nanolif sistemleri geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular, geliştirilen formülasyonların oral ülserlerin lokal tedavisinde umut verici bir alternatif olduğunu göstermektedir.