KEMİK ÇİMENTOSUNUN (POLİMETİL METHAKRİLAT) SUCUL CANLILARDA ETKİSİNİN BELİRLENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Selçuk BOZKIR

Danışman: Aysel Çağlan Günal

Özet:

Polimetilmetakrilat (PMMA), kemik çimentosu, protez taban malzemesi olarak yaygın

olarak kullanılan, toz polimer ve sıvı monomerin karıştırılmasıyla kıvamlaşan, ekzotermik

bir reaksiyonla yaklaşık 60-80° sıcaklığa ulaşıp sertleşen bir biyomateryaldir. Bu malzeme

aslında implantların kemiğe sabitlenmesi için geliştirilmiştir. Ayrıca osteomiyelit

tedavisinde yüksek konsantrasyonda lokal antibiyotik sağlamak için de kullanılmaktadır.

PMMA bir termoplastik polimer olup, protez malzeme kullanıma ek olarak çok çeşitli

alanlarda kendine yer bulan, dünyada en çok üretimi gerçekleştirilen malzemeler arasında

yer almaktadır. Bu açıdan, PMMA aslında bir plastik olarak çevre kirleticiler arasındadır ve

çevre kirleticilere son yıllarda verilen önem git gide artmaktadır. Bu çalışmanın amacı,

PMMA'nın sucul toksikoloji açısından çevresel etkisini belirlemektir. DNA/RNA oksidatif

hasarını değerlendirerek insanlar üzerindeki olası olumsuz etkilerini öngörmektir. Zebra

balığı deney grupları (Danio rerio) 6, 24, 96 saat ve bir hafta boyunca planlanan zaman

aralıklarında PMMA’ya 1, 10 ve 50 mg/L dozlarında olarak maruz bırakılmıştır. DNA/RNA

oksidatif hasarını 8-hidroksi-2'deoksiguanozin (ng/g doku) olarak değerlendirmek için,

zebra balığı DNA izolasyonu için homojenize ve hidrolize edilmiştir ve hasar LC-MS

modifiye yöntemi ile ölçülmüştür. DNA hasarı, 24 saatlik grupların düşük dozlarına maruz

bırakılan grupta istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artmıştır, ancak 96 saatlik ve 1 haftalık

grupların yüksek dozlarında kontrol gruplarına kıyasla bir fark gözlenmemiştir. Solungaç

dokularında epitel hiperplazisi saptanmıştır. 96 saat ve bir hafta boyunca 10 mg/L ve 50

mg/L dozlara maruz kalan gruplarda epitel hiperplazisi’nin artığı gözlemlenmiştir. Ayrıca,

karaciğer dokularında da aynı konsantrasyon ve sürelerde histolojik olarak hidropik

dejenerasyonlar gözlenmiştir. Histolojik hasar 50 mg/L PMMA maruz kalan grupta daha

şiddetli olarak saptanmıştır. Sonuç olarak, sonuçlarımız maruz kalma süresi ve dozu ile ilgili

değişiklikleri temsil etmektedir. Zebra balıklarında akut genotoksik etkinin doku hasarına

neden olduğu tespit edildiği için, çevre kirliliği ve sağlık sorunları arasında ilişki olduğu ileri

sürülmektedir

Anahtar Kelimeler : PMMA, zebrabalığı (Danio rerio), oksidatif hasar, DNA hasarı