Wolters sınıflaması: Yeni bir pulpitis sınıflama sisteminin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ENDODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞLA FATMANUR YILMAZ

Danışman: Güven Kayaoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı, Wolters pulpitis sınıflamasının klinik güvenirliğini ve histopatolojik geçerliğini değerlendirmek ve Amerikan Endodontistler Birliği (American Association of Endodontists, AAE) pulpitis sınıflaması ile olan karşılığını incelemektir. Güvenirlik değerlendirmesi kapsamında pulpitis semptomları taşıyan 140 hasta iki bağımsız gözlemci tarafından klinik ve radyografik olarak değerlendirilerek Wolters ve AAE sınıflamalarına göre tanıları kaydedilmiştir. Geçerlik değerlendirmesi için ise dahil edilen 46 dişin Wolters sınıflamasına göre klinik ve histopatolojik tanıların uyumluluğu incelenmiştir. Wolters sınıflamasının gözlemciler arası uyumu için ağırlıklı κ katsayısı minimum 0,8118 (p < 0,001) ve sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) 0,945 (%95 CI: 0,92–0,96) olarak bulunmuştur. Klinik olarak hafif pulpitis tanısı almış dişlerin histopatolojik karşılığı olarak "hiçten hafife inflamasyon" aralığı kabul edilerek klinik ve histopatolojik tanıların uyumluluğu değerlendirildiğinde ağırlıklı κ katsayısı minimum 0,4004 (p < 0,001) ve ICC değeri 0,623 (%95 CI: 0,319–0,791) olarak bulunmuştur. Wolters sınıflamasındaki başlangıç pulpitis kategorisinin AAE'nin geri dönüşümlü pulpitis kategorisiyle, orta ve şiddetli pulpitis kategorilerinin ise geri dönüşümsüz pulpitis kategorisiyle örtüştüğü görülmüştür. Hafif pulpitis kategorisinin ise geri dönüşümlü veya geri dönüşümsüz pulpitis olmak üzere farklı şekillerde yorumlandığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın sınırları dahilinde, Wolters sınıflamasının klinik tutarlılık açısından yüksek düzeyde güvenirlik gösterdiği, ancak histopatolojik geçerliğinin sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sınıflamanın bilimsel bir sistem olarak kabul edilebilmesi için üzerinde daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.