Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Doğan Akbulut
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sanatta Siyasal Söylem Üzerine Görsel Çözümlemeler başlıklı bu tez kapsamında problem olarak belirlenen kavramlar doğrultusunda araştırılan hem kuramsal hem de bir dizi uygulamayı içermektedir. Tez kapsamında yapılan uygulamalarla günümüz insanın kimlik problemleri üzerine yoğunlaşılmış bu kapsamda ele alınan kimlik kimliksizleşme, melezleşme, yığın, sürü, cemaat gibi kavramlara, günümüz bireyine yönelik kimlik problemleri temelinde siyasal bir eleştiri olarak yaklaşılmıştır. Sanatı bir yansıtma olarak kabul edersek, gerçekte insanın, kendini, doğayı, yaşamı anlattığını kabul etmemiz gerekir. Oysa, sanat toplumsal yaşamla, doğayla, çevreyle ve özelde insanla ilişkiye girerek olası evrenler kurarak taklit olmanın ötesine geçerek yeni bir gerçeklik kurar. Bu bağlamda yaşamın gerçeği ile sanatın gerçeği çoğu zaman örtüşmez. Çünkü sanat var olan gerçekle yetinmez, bu nedenle de, yaşama alternatif yeni gerçekler önerir. Bu gerçekle sanatın genelde toplumu ama özelde merkezine koyduğu insanı dönüştürme çabası ya da yaşama dönük yeni ütopyalar önerebilmesi ise onu siyasetle ilişkilendirir. Sanat siyaset ilişkisi bir bakıma sanatçı siyaset ilişkisi ve sanat toplum ilişkisi temeline dayanan bir olgudur. Bu nedenle sanat eseri bir yandan sanatçının bireyselliğinin romantik yansıması olurken, diğer taraftan toplumsal sorumluluğu hisseden bireyin (sanatçının) çağının gerçeklerine karşı bakış açısının yansıması olarak karşımıza çıkar. Hem bireyi hem de toplumsal olanı işleyen sanat, bireysellikten yola çıksa da aynı zamanda toplumsal özne olan sanatçının içinde yaşadığı toplumun sosyal, kültürel, siyasi ya da ideolojik niteliklerini de bünyesinde barındıran tasarımlar bütünüdür. Sanatın siyasetle olan ilişkisi ve sanatçının toplumsal yaşama ilişkin siyasal söylem üzerine kurgulanan tezin kapsamı düşünüldüğünde, ele alınan konuya yönelik sınırlamalara gidilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda sanatta siyasal söylem konusu siyasal söylemleriyle ön plana çıkan sanatçılar bağlamında tartışılması uygun görülmüştür. Bu amaçla araştırma sonucunda ortaya konan uygulamaların içeriğiyle ilintili plastik dil oluşturma kaygısı önemsenmiştir. Oluşturulan uygulamalarda içeriği taşıyabilecek plastik ilişkilerin kurulması, dil bütünlüğünü sağlayan formların tasarlanması ve özgün bir dil arayışı uygulamaların başlıca hedefi olmuştur. Özetle ortaya konulan yapıtın özgünlüğü, çözümlediği içeriği anlatması değildir, bu içeriğin biçime nasıl dönüştürüldüğü, özgünlüğü ve taklit olmanın ötesine geçip geçmediğidir.