Menisküs yırtık tiplerinin ve Cooper klasifikasyonuna göre yerleşim yerlerinin Baker kisti oluşumu üzerindeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN AK
Danışman: MUHAMMET BAYBARS ATAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Baker kistleri popliteal fossa'da bulunan bursanın eklem sıvısı ile dolarak genişlemesiyle meydana gelen yapılardır ve en sık popliteal fossa'nın medialinde bulunan gastrocnemius-semimembranöz bursada görülmektedir. Epidemiyolojik olarak bakıldığında Baker kistlerinin prevalansının görüntüleme tekniğine, hastanın yaşına ve diz patolojisine bağlı olarak değiştiği görülmektedir. Baker kisti klinik olarak pediatrik popülasyonda ve erişkin popülasyonda farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Pediatrik popülasyonda Baker kistleri çoğunlukla asemptomatiktir ve insidental olarak fizik muayenede fark edilen palpabl kitle olarak karşılaşılmaktadır. Erişkin popülasyonda ise çoğunlukla klinikte hastaların ağrıları kiste spesifik olarak değil eşlik eden osteoartrit ve menisküs patolojilerine bağlı olmaktadır. Baker kistine spesifik olarak hastalarda popliteal bölgede (özellikle posterior ve posteromedial) şişlik, ağrı ve sertlik görülmektedir. Literatürde önceki paragrafta belirtilen şikayetlere sebep olan Baker kistlerinin Sansone ve ark. tarafından yapılan çalışmada %94'ünün intraartiküler diz patolojileriyle ilişkili olduğu görülmüştür. İntraartiküler patolojiler arasında da en sık menisküs yırtıklarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Stone ve ark. yaptığı çalışmada posterior medial menisküs yırtıklarının Baker kistleriyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Literatüre bakıldığında menisküs yırtıklarının Baker kistiyle ilişkili olduğu gösterilmiş olmasına rağmen hangi spesifik tip yırtıkların Baker kistiyle ilişkili olduğuna dair özel bir çalışma yapılmadığı görülmüştür. Ek olarak medial menisküsün posterioru dışında ek başka bölgelerle olan yırtıkların Baker kistiyle olan ilişkisinin incelenmediği görülmüştür. Bu çalışmaların yapılamamasının temel sebebinin literatürde artroskopik görüntülemelerin Baker kist etiyoloji tayini açısından kullanılmaması olduğu düşünülmektedir ve bu tez çalışması bu teknikle yapılan ilk çalışma olma özelliğini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı: Baker kist ve menisküs yırtık ilişkisini tanımlamaya ek olarak, Baker kistinin spesifik yırtık tipleriyle olan ilişkisinin istatistiksel olarak incelenmesi ve Cooper klasifikasyonuna uygun olacak şekilde menisküs yırtık bölgelerinin Baker kistleriyle olan ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya başlarken hipotezimiz spesifik yırtık tiplerinin ve yırtık yerleşimlerinin Baker kistleriyle ilişkisinin olabileceğiydi. Gereç ve Yöntem: Yapılan çalışmada Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Gazi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda Ocak 2016 ve Ocak 2024 tarihleri arasında 2 farklı cerrah tarafından diz artroskopisi yapılmış hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastane kayıtlarında toplam 557 hastaya ulaşıldı. 557 hastanın 353'ü çalışmaya alındı. Baker kisti olan ve olmayan hastaların çalışılacak değişkenleri belirlendi ve değişkenler sürekli değişken ve kategorik değişken olmak üzere ikiye ayrıldı. Çalışmada sürekli değişken olarak yaş ve kist hacmi kullanıldı. Kategorik değişken olarak ise Baker kistinin olup olmadığı, menisküs yırtığının olup olmadığı, menisküs yırtık tipi, menisküs yırtıklarının bölgesi, kıkırdak patolojisinin olup olmadığı ve ön çapraz bağ patolojisinin olup olmadığı kullanıldı. Menisküsler incelendiğinde hem medial hem de lateral menisküs için patoloji olup olmaması, yırtığın tipi ve yırtığın yeri kayıt altına alındı. Yırtığın yeri Cooper klasifikasyonuna uygun olacak şekilde kayıt altına alındı. Bunun dışında yırtık tipleri horizontal, radial, vertikal(longitidunal), dejeneratif/kompleks ve kova sapı olacak şekilde kayıt altına alındı. Medial menisküse spesifik olarak ramp lezyonu olan hastalar da ek olarak kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 353 hastanın 77'sinde (%21,8) Baker kisti olduğu görüldü, ve 276(%78,2) hastada Baker kist bulgusu saptanmadı. Menisküs yırtıklarının yırtık tipinden bağımsız olarak Baker kistiyle anlamlı ilişkide olduğu, medial menisküs yırtıkları Baker kistiyle ilişkili olurken lateral menisküs yırtıklarının ilişkili olmadığı görüldü. Ek olarak çalışmanın hipoteziyle alakalı olarak menisküs yırtık tiplerinden horizontal, radial ve kompleks(dejenere) yırtıkların Baker kistleriyle istatistiksel olarak anlamlı ilişkide olduğu görüldü. Kova sapı, longitidunal(vertikal) ve ramp lezyonlarının Baker kistleriyle istatistiksel olarak anlamlı ilişkide olmadığı görüldü. Cooper klasifikasyonuna göre A2, A3 ve B3 bölgesindeki yırtıkların Baker kistiyle istatistiksel olarak anlamlı ilişkide olduğu görüldü. Sonuç: Çalışmamızda, horizontal, radial ve kompleks/dejeneratif yırtıkların Baker kist oluşumunda istatistiksel olarak anlamlı bir rol oynadığı; ayrıca Cooper sınıflamasında A2, A3 ve B3 bölgelerinde bulunan yırtıkların Baker kistleriyle ilişkili olduğu saptanmıştır. Çalışmada bakılan bu spesifik yırtık tiplerinin ve yırtık yerleşimlerinin kıkırdak hasarı ile de anlamlı bir ilişki gösterdiği ve her iki patolojinin birlikte Baker kist gelişimine neden olabileceği görülmüştür. Elde edilen bulgular literatüre Baker kist menisküs patolojileri arasındaki ilişkiye katkı dışında, klinisyenlerin bu spesifik bölge ve yırtık tiplerine yönelik tedavi stratejileri geliştirmesinin hem Baker kist oluşumunun hem de kıkırdak patolojilerinin önlenmesi ve tedavisinde etkili olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, Baker kisti olan hastalarda bu bölgelerde belirli tip yırtıkların görülmesi, eşlik eden kıkırdak patolojisi ihtimalini akılda tutmayı gerektirmektedir. Bu farkındalık, kıkırdak hasarlarının atlanmamasına ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesine katkıda bulunabilir.