Kolon polipli ve kolorektal kanserli hastalarda serum NO ve TGF-β1'in klinik önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZUHAL ARSLAN KÖKSAL

Danışman: GİYASEDDİN ŞÜKRÜ DUMLU

Özet:

71 ÖZET Kolorektal kanserler en sık görülen ikinci kanser türüdür ve %95' inin önceden mevcut olan adenomatöz poliplerden köken aldığı bildirilmektedir. Kolorektal kanserli hastalarda NO ve TGF-pi düzeylerini araştıran çalışmalarda genel olarak NO ve TGF-P1 düzeylerinin arttığı bildirilmektedir. Ancak NO' nun azaldığını bildiren çalışmalar da vardır. Kolon polipli hastalarda yapılan az sayıda çalışmada da NO ve TGF-pi düzeylerinin arttığı bildirilmektedir. Çalışmaya hastaneye başvuran, kolonoskopik ve histopatolojik olarak tanı alan 28 kolorektal kanser, 30 kolon polipli ve sağlıklı bireylerden oluşan 30 kontrol olgusu alındı. Hasta ve kontrol grubunun tedavi öncesinde CEA, CA 19-9, NO ve TGF-P1 düzeyleri ölçüldü. Çalışmamızda kolorektal kanserde CEA, CA 19-9 ve TGF-pi düzeyleri, kolon polipli ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. NO düzeyleri açısından ise üç grup arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Yine kolon poliplerinde CEA, CA 19-9, NO ve TGF-P1 düzeylerinde anlamlı yükseklik saptanmamıştır. Tüm bu veriler kolorektal kanser gelişiminde NO ve TGF- p1' in etkili olduğunu, CEA ve CA 19-9 düzeyleri normal olan kolorektal kanserli hastaların takibinde bir tümör belirteci olarak TGF- P1' in kullanımının klinik açıdan faydalı olabileceğini, NO' nun kolon adenomunun kolon kanserine ilerlemesindeki moleküler yolaklarda kritik bir rol oynayabileceğini ve kolorektal kanser gelişimi açısından bir risk faktörü olan adenomatöz poliplerin monitorizasyonunda CEA, CA 19-9, NO ve TGF-P1' in klinik kullanımının uygun olmayacağını göstermektedir. Sonuç olarak henüz kolorektal kanser ve poliplerin tanı ve takibinde kolonoskopinin yerini alabilecek yeni bir yöntem mevcut değildir.