Lomber laminektomi sonrası ortaya çıkan peridural fibrozisin önlenmesinde Adcon-L ve 5-Fluorourasilin etkinliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, NÖROŞİRÜRJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN KURT

Danışman: ŞÜKRÜ AYKOL

Özet:

66 VI) ÖZET Günümüzde Lomber disk hernisi, aktif çalışan insan populasyonlarını etkileyen en önemli bel ağrısı nedenlerinden birisidir. Ülkemizde bu konuda ciddi istatistiksel çalışmalar bulunmamakla birlikte Batıb ülkelerin verilerine gore %2-5 oranında aktif çalışan insan grubu bu hastalıktan etkilenmektedir. Başarısız bel cerrahisi sendromunun en önemli nedeni postoperatif epidural fibrozis ve adezyonlardır. Çalışmamızda lomber laminektomi uygulanan tavşanlara peroperatif Adcon-L ve 5-FU lokal uygulandı. Kontrol grubu ile kıyaslandığında 5-FU grubunda araknoidal yapışıklık ve duramater üzerindeki fibrozis belirgin şekilde az olarak saptandı. Adcon-L grubunda duramater üzeri fibrozis kontrol ve yüksek dozlu denek dışında 5-FU grubundan daha az olarak karşımıza çıktı. Fakat araknoidal yapışıklıkta 5-FU grubundaki gibi bir azalmaya rastlanmadı. Yüksek dozlu 5-FU uygulanan denekte duramater üzeri fibrozisin çok az olduğu saptandı. Adcon-L ve 5-FU gruplarında önemli bir sonuç olarak sinir köklerinde yer değişikliği izlenmedi. Adcon-L grubunda inflamatuar hücre dansiteleri kontrol ve 5-FU gruplarına göre azdı. Fibroblast hücre dansiteleri açısından Adcon-L ve 5-FU grupları arasında ciddi bir fark saptanmadı. 5-FU ve Adcon-L gruplarında kemik ve kıkırdak iyileşmeye ait bulgular mevcuttu. Bu sonuçlar ışığında 5-FU 'nun uygun dozlarının epidural fibrozisi önemli ölçüde azalttığı teorisi desteklenmiş oldu. Adcon-L'in antiadheziv bariyer jel olarak fonksiyonel bir ajan olduğu birkez daha gösterildi. Ve Adcon-L ile farklı etki mekanizmaları nedeniyle kombine kullanılabileceği de dikkati çekti. Gelecekte 5-FU ile yapılacak çalışmaların sayısının artırılması ve güvenli doz aralığının tespiti ile klinik kullanıma rahatça gireceği ortaya çıkmıştır.