Mikozis fungoides tanısında dermatoskopi: Pigmente purpurik dermatoz ve pigmente purpurik dermatoz benzeri mikozis fungoides ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAĞMUR AYPEK GÜNGÖR
Danışman: ESRA ADIŞEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:MF, en sık görülen KTHL'dir. Tanısı klinik, histopatolojik ve moleküler özelliklere dayanarak konulmaktadır. Ancak özellikle erken evrede klinik ve histopatolojik olarak tanıda zorluklar yaşanabilmektedir. Bu nedenle dermatoloji pratiğinde kullanımı giderek artan dermatoskopinin MF'de de tanıya yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda erken evre MF hastalarında görülen dermatoskopik bulguların ortaya konulması amaçlanmıştır. Ayrıca bu bulgular MF'nin nadir görülen bir alt tipi olan PPD benzeri MF ve klinik olarak bu tabloya benzerliği ile bilinen PPD'nin dermatoskopik özellikleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmaya MF, PPD benzeri MF ve PPD tanılı toplam 50 hastaya ait 70 dermatoskopik görüntü dahil edildi. Çalışmamızdaki MF hastalarında en sık görülen dermatoskopik bulgular beyaz skuamlar (%78,6), kırmızı arka plan (%71,4) ve nokta ve lineer damarların birlikteliği (%46,4) olarak izlendi. PPD benzeri MF hastalarında en sık nokta damarlar (%85), kırmızı globüller (%75) beyaz skuamlar (%60), kırmızı (%55) ve sarı turuncu arka plan (%35) görüldü. PPD hastalarında ise en sık nokta damarlar (%86,4), kırmızı globüller (%77,3), sarı turuncu (%31,8) ve lezyonsuz deri rengi arka plan (%31,8) ve kahverengi retiküler çizgiler (%27,3) saptandı. Çalışmamız erken evre MF hastalarında tanıya yardımcı olabilecek dermatoskopik bulguları ortaya koyarak literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca MF ile PPD ve PPD benzeri MF'nin birlikte karşılaştırıldığı bilinen ilk çalışma olması ile önemlidir. Daha geniş hasta gruplarında yapılacak çalışmalarla bu hastalıklardaki dermatoskopik bulguların tanıya yardımcı olmadaki gücünün artacağı düşünülmektedir.