İdyopatik intrakraniyal hipertansiyon hastalarında asetazolamid tedavisi ilişkili metabolik asidozun klinik ve tedaviye bağlı faktörler açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF SARAÇOĞLU

Danışman: HALE ZEYNEP BATUR ÇAĞLAYAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İdyopatik intrakraniyal hipertansiyon (İİH), özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen, artmış intrakraniyal basınç ile karakterize ve görme kaybı riski taşıyan bir klinik tablodur. Asetazolamid, İİH tedavisinde ilk basamak olarak yaygın biçimde kullanılmakta olup karbonik anhidraz inhibisyonu yoluyla beyin omurilik sıvısı üretimini azaltırken renal bikarbonat kaybına bağlı metabolik asidoza yol açabilmektedir. Bu çalışma, İİH hastalarında asetazolamid tedavisi ilişkili metabolik asidozun prevalansını belirlemeyi, asidoz gelişimini etkileyen klinik ve tedaviye bağlı faktörleri ortaya koymayı ve metabolik asidoz ilişkili semptom yükünü değerlendirmeyi amaçlamıştır. Retrospektif ve kesitsel nitelikte planlanan çalışmaya, modifiye Dandy kriterlerine göre İİH tanısı olan, en az bir ay asetazolamid tedavisi alan ve biyokimya ile kan gazı verileri bulunan 54 hasta dahil edilmiştir. Metabolik asidoz, serum bikarbonat düzeyinin 22 mmol/L'nin altında olması ve normal anyon açıklığı ile tanımlanmıştır. Metabolik asidoz 46 hastada (%85,2) saptanmıştır. Asidozu olan hastalarda günlük asetazolamid dozu anlamlı olarak yüksek bulunmuş (p=0,005) ancak kümülatif doz ve tedavi süresi ile ilişki gösterilememiştir. Hastalar ayrıca semptomatik ve asemptomatik metabolik asidoz olarak sınıflandırılmış, %78,3 hastanın semptomatik grupta yer aldığı görülmüştür. Semptom değerlendirmesi için Yorgunluk Şiddeti Ölçeği (YŞÖ), mMRC Dispne Skalası, Edmonton Semptom Değerlendirme Sistemi (ESAS-r) ve asetazolamide özgü yan etkileri değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Asetazolamid Yan Etki Sorgulama Formu (AYESF) uygulanmıştır. Semptomatik grupta ESAS-r toplam ve alt ölçek skorları ile YŞÖ puanları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). AYESF toplam ve alt ölçek skorlarının semptomatik grupta belirgin yüksek olduğu görülmüş, formun klinik ayrım gücüne sahip olduğunu düşündürmüştür. Buna karşın ROC ve çok değişkenli regresyon analizlerinde biyokimyasal parametreler ile klinik ve tedaviye ait değişkenlerin semptomatik metabolik asidozu bağımsız olarak öngörmediği saptanmıştır. Bulgularımız, asetazolamid tedavisi alan İİH hastalarında metabolik asidozun sık görüldüğünü ve günlük doz ile ilişkili olabileceğini; ancak biyokimyasal parametrelerin semptomatikliği öngörmede yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu nedenle klinik karar sürecinde laboratuvar bulgularının, yapılandırılmış semptom değerlendirmeleri ile ele alınması önemlidir.