Gürültüye Hassasiyet İle Gürültüde Konuşmayı Ayırt Etme Yetisi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Gözde Bayramoğlu Çabuk

Danışman: YUSUF KEMAL KEMALOĞLU

Özet:

Gürültünün insan sağlığı üzerinde pek çok işitsel ve işitsel olmayan problemlere yol açtığı bilinmektedir. Araştırmalar, özellikle işitsel sistem dışındaki gürültüye bağlı sağlık sorunlarının bireylerin gürültüye hassasiyetine göre değiştiğini göstermiştir. Ancak gürültüye hassasiyetin gürültüde anlamayı etkileyip etkilemediği hiç test edilmemiştir. Literatürde gürültüye hassasiyeti değerlendirme de en yaygın kullanılan ölçek olan Weinstein Gürültüye Hassasiyet Ölçeği (WGHÖ) Türkçeye adapte edilmiştir. (Tr-WGHÖ). Normal işiten ve işitme kayıplıların gürültüde konuşmayı anlama becerilerini inceleyen pek çok çalışma mevcuttur. Bu bağlamda en yaygın kullanılan test olan Hearing in Noise Test (HINT) de Türkçe ye uyarlanmıştır. Bizim bu çalışmada amacımız gürültüye hassasiyet derecesi ile gürültüde konuşmayı anlama yetisi arasındaki ilişkiyi, odyolojik değişkenleri de göz önünde bulundurarak, incelemektir. Bu amaçla yaşları 21-50 arasında değişen 92 (43 Erkek, 49 Kadın) normal işiten deneğe, saf ses ve konuşma odyometrisiyle birlikte Tr-WGHÖ ve Tr-HINT uygulanmıştır. Tr-WGHÖ skorlarına göre 92 deneği alt ve üst 1/3 hassas ve hassas olmayan grup olarak ayırdığımızda hassas olmayan grubun ortalaması 73,20+/- 6,28 ve hassas grubun ortalaması 106,43 +/-6,71 olarak saptanmıştır. Alt grubun kesim değeri 82, üst grubun ise 96 olarak bulunmuştur. Daha sonra 92 deneğin saf ses ve konuşma odyometrisi değerleri ile gürültü hassasiyetleri arasındaki ilişki incelendiğinde anlamlı bir ilişki bulunamadığı gibi odyolojik değerler alt ve üst grup arasında fark ortaya koymamıştır. Ancak alt ve üst gruplar arasında, sessizlikte yapılan HS hariç, gürültünün sırasıyla önden, sağdan, soldan verildiği durumlarda ölçülen Tr-HINT değerleri ile bunların bileşke değerinde anlamlı farklılık saptanmıştır. Korelasyon testleri de Tr-WGHÖ skorlarıyla bahsi geçen Tr-HINT skorları arasında anlamlı korelasyonu işaret etmiştir. Kadın ve erkek deneklerin, yaş gruplarının, eğitim durumlarının ve eşlik eden denge bozukluğu varlığının gürültüye hassasiyet ile ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Sadece tinnitusu olan olguların daha fazla gürültüye hassas gruba girdiği anlaşılmıştır. Bu çalışmayla, ilk kez odyolojik değişkenlerle gürültüye hassasiyet arasında bir ilişki saptanmış olmakla birlikte, özellikle gürültü eşliğinde yapılan konuşma testlerinin sonuçları yorumlanırken, gürültüye hassasiyet bileşeninin de dikkate alınması gerektiği gösterilmektedir.