In Vitro Parkinson modelinde resveratrol ve hidrojen sülfürün nöroprotektif etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Sahar NAJDAT AMEEN KARKUKLİ

Danışman: Atiye Seda Yar Sağlam

Özet:

Parkinson hastalığı (PH), dopaminerjik nöronların dejenerasyonu ile karakterize edilen, hareket bozukluklarına ve motor kontrol kaybına neden olan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Özellikle yetişkin ve ileri yaş gruplarını etkileyen PH, tedavi edilemez doğası ve mevcut terapötik seçeneklerin sınırlılığı nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Güncel bilimsel araştırmalar, yan etkileri düşük ve biyoyararlanımı yüksek doğal bileşiklerin, nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanım potansiyelini araştırmaya odaklanmaktadır. Bu bağlamda, bitkilerde doğal olarak bulunan bir stilbenoid olan resveratrol (RSV) ile endojen bir gazotransmitter olan hidrojen sülfür (H2S), oksidatif stres ve inflamasyon gibi patolojik süreçleri modüle edebilme potansiyelleriyle dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, 6-hidroksidopamin (6 OHDA) kullanılarak PH’nin dopaminerjik nöronlarda yol açtığı toksik etkiler modellenmiş ve RSV ile H2S'in nöroprotektif etkileri farklı konsantrasyon ve uygulama protokolleriyle değerlendirilmiştir. 6-OHDA indüksiyonunun, hücresel zarar biyobelirteçlerinden LDH salınımında, kaspaz-3, -8 ve -9 aktivitelerinde, reaktif oksijen türleri (ROS) seviyelerinde ve mitokondriyal membran potansiyelindeki bozulmada anlamlı bir artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Buna karşın, RSV ve H2S’in önleyici ve eş zamanlı uygulanması, hücresel hasar göstergelerinde anlamlı azalmalar sağlamış, hücre canlılığını artırmış ve mitokondriyal fonksiyonları korumuştur. Sonuçlar, düşük konsantrasyonlarda RSV ve H2S kombinasyonunun, 6 OHDA’nın toksik etkilerine karşı nöroprotektif özellikler sergilediğini ve bu iki bileşiğin sinerjik etkilerle oksidatif stres, apoptoz ve mitokondriyal disfonksiyonu baskılayabileceğini göstermektedir. Çalışma bulguları, RSV ve H2S'in PH ile ilişkili nörodejeneratif süreçlere karşı terapötik potansiyel taşıyan ajanlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu bileşiklerin yeni nesil nöroprotektif stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir araç olabileceğini güçlü bir şekilde desteklemektedir.

Anahtar Kelimeler : Resveratrol, Hidrojen Sülfür, 6-OHDA, Parkinson Hastalığı