Konik ışınlı bilgisayarlı tomografinin klinik kullanımının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, ORAL DİAGNOZ VE RADYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHSİN SAİD KARATAŞ
Danışman: CEMİLE ÖZLEM ÜÇOK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Diş hekimliği pratiğinde geniş bir kullanım alanı olan Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi (KIBT), panoramik radyografiden sonra maksillofasiyal görüntülemede en önemli teknolojik ilerlemedir. KIBT tanı için mümkün olan en düşük dozda yeterli görüntü kalitesi sağlamalıdır. Bu amaçla kV ve mA ayarı, pozlama süresi, FOV sınırlandırılması gibi görüntüleme protokolleri uygulayıcılar tarafından bilinmelidir. KIBT'nin geliştirildiği 1990'lı yıllardan günümüze, KIBT'nin kullanımı ile ilgili çeşitli rehberler hazırlanmıştır. Bu rehberler genel olarak KIBT endikasyonları, görüntüleme protokolleri ve yasal sorumluluklar konularını içermektedir. Bu retrospektif çalışmada Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı'nda 2015 ve 2016 yıllarında KIBT görüntülemesi yapılan 4090 hastanın KIBT görüntüleri ve istem formları incelenerek, hastaların yaşı, cinsiyeti, KIBT endikasyonları, görüntüleme için seçilen FOV ve görüntülenen anatomik bölgelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda KIBT görüntülemesinin en çok sırasıyla implant planlaması, mandibular 3. molar dişlerin değerlendirilmesi ve lezyonların değerlendirilmesi amacıyla yapıldığı tespit edildi. KIBT görüntülemenin en çok sırasıyla 20-29, 50-59 ve 30-39 yaş gruplarında gerçekleştirildiği tespit edildi. Hastaların yaş ortalaması 37,9 ± 17,1 yaş olarak bulundu. Çalışmada en sık mandibula posteriorda (%41,45) tarama yapıldığı ve 20 cm FOV çapının (%58,5) kullanıldığı belirlendi. Çalışmada Phi korelasyon katsayısına göre; tarama bölgesi ve yaş arasında yaklaşık 0.46'lık, tarama bölgesi ve FOV çapı arasında 0.53'lük orta derecede ilişki bulundu. Pre-operatif implant planlaması ve lezyonların değerlendirilmesi endikasyonlarında tüm FOV çapı grupları arasında anlamlı faklılıklar gözlenmekle beraber, FOV çapı arttıkça endikasyon görülme sıklığının arttığı tespit edildi. Çalışmada FOV çapı ve yaş arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulundu. Çalışmada büyük çapta FOV kulanımının benzer çalışmalardan daha sık olması dikkat çekti. FOV'un daraltılması ile görüntüdeki artefakt miktarı azalır ve görüntü kalitesi artar bu nedenle bireye ve endikasyona uygun görüntüleme protokolünün seçilmesi diagnostik açıdan önemlidir. Rutin görüntüleme protokolünün uygulanması yerine hastaya uygun görüntüleme protokolünün seçimi, uygulayıcı ve hastanın maruz kalacağı iyonizan radyasyon riskini azaltır.