Çocuklarda COVİD-19 enfeksiyonunun kardiyak etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BERKAN ARISÜT
Danışman: SEMİHA TOKGÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Dünya çapında COVID-19'un ortaya çıkmasından bu yana hastalığın hem akut hem de uzun süreli etkileri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Hastalarda mortalitenin en sık nedeni solunum yetmezliğidir. İkinci en sık mortalite nedeni olarak hastalığın kardiyak etkileri bildirilmektedir. COVID-19 hastalarında kardiyak etkilerin kötü prognoz ve yüksek mortalite ile ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kardiyak etkilerin erken tanınması hastalığın yönetimini ve dolayısıyla prognozunu değiştirebilir. Biz çalışmamızda COVID-19 enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan çocuk hastalarda enfeksiyonun kardiyak etkilerini belirlemeyi amaçladık. Bununla birlikte kardiyak tutulum ile ilişkili olabilecek klinik bulgular ve laboratuvar verilerini ortaya koymayı ve bunların kardiyak tutulumun şiddeti ile ilişkisini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Mart 2020 – Mart 2022 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda COVID-19 tanısı ile yatırılarak izlenen 0-18 yaş arasında 64 çocuk hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların başvuru şikayetleri ile birlikte tanı aldıkları sıradaki laboratuvar parametreleri, tüm EKG ve EKO bulguları taranmış ve verileri kaydedilmiştir. Dahil edilen hastaların EKG ve EKO bulgularında patoloji saptanması ve/veya laboratuvar parametrelerinde kardiyak enzim yüksekliği saptanması durumlarında hastalar 'COVID-19 ilişkili kardiyak tutulum' olarak tanımlanmıştır. Tüm hastalar kardiyak tutulum olanlar ve olmayanlar ve ayrıca MIS-C tanısı alanlar ve almayanlar şeklinde alt gruplara ayrılmıştır. Grupların verileri ayrı ayrı incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızdaki 64 hastanın 34 (%53,1)'ü kız, 30 (%46,9)'u erkek olup; tüm hastaların ortalama yaşı 8±4,7 yıl olarak bulunmuştur. Çalışmamızda COVID-19 ilişkili kardiyak tutulum olan 34 (%53,1), kardiyak tutulumu olmayan 30 (%46,9) hasta belirlenmiştir. MIS-C tanısı alan 22 (%34,4) hasta, MIS-C tanısı almayan ise 42 (%65,6) hasta saptanmıştır. MIS-C tanısı alan 22 hastanın 18 (%81,8)'inde kardiyak tutulum, MIS-C tanısı olmayan 42 hastanın ise 16 (%38)'sında kardiyak tutulum bulunmaktadır. Tüm hastalarda en sık görülen başvuru semptomu ateş olarak saptanmıştır. Toplam 14 (%21,8) hastada EKG'de patolojik bulgu saptanmıştır. ST-T değişikliği 3 (%4,7), ventrikül hipertrofi bulguları 2 (%3,1), aritmi bulguları 2 (%3,1) hastada saptanmıştır. Dört (%6,25) hastada uzamış PR süresi, 3 (%4,7) hastada ise uzun QTc saptanmıştır. Hastaların 21 (%32,8)'inde kapak yetmezliği, 5 (%7,8)'inde perikardiyal effüzyon, 3 (%4,7)'ünde koroner anevrizma, 1 (%1,6)'inde ise kardiyak vejetasyon saptanmıştır. 2 (%3,2) hastada sistolik fonksiyonlarda bozulma, farklı 2 (%3,2) hastada da sol ventrikül diastolik fonksiyon bozukluğu görülmektedir. Kardiyak tutulumu olan hastalarda halsizlik semptomu, MIS-C tanısı alan hastalarda ise döküntü ve baş ağrısı semptomları istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır. Kardiyak tutulum olan ve olmayan hastaların laboratuvar parametreleri sırasıyla; hs-TroponinT (132,4±48,6/12,8±3,9; p=0,023) ortalama Pro-BNP düzeyleri (3.865±1.474/442,03±245,94; p=0,03) istatistiksel anlamlı fark saptanmıştır. Ayrıca kardiyak tutulum olan hastaların ortalama D-dimer değerleri (4,65±1,17) , PR (0,16±0,03) süreleri, QTc (0,41±0,03) değerleri, patolojik kapak yetmezlikleri (n=21, %61,8) yine kardiyak tutulum olmayan hastaların ortalama D-dimer değerlerinden (1,95±0,46; p=0,039), PR (0,13±0,02; p=0,0001) sürelerinden, QTc (0,39±0,02; p=0,0001) değerlerinden, patolojik kapak yetmezliklerinden (%0, p=0,0001) istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. MIS-C tanısı alan ve almayan hastaların ise sırasıyla; CK (203,05±72,7/41,8±7,4; p=0,04), CK-MB (24,2±7,5/5,9±1,3; p=0,026) değerleri, hs-TroponinT seviyeleri (157,9±58,6/16,3±3,4; p=0,028), Pro-BNP düzeyleri (5.240±1.907/315,8±184,7; p=0,019), D-dimer düzeyleri (5,75±1,65/1,98±0,31; p=0,036), ortalama PR süreleri (0,17±0,03/0,13±0,02; p=0,0001), patolojik kapak yetmezlikleri (n=15, %68,1/n=6, %14,2 p=0,001) istatistiksel olarak anlamlı farklı saptanmış, MIS-C olan hastalarda daha yüksek bulunmuştur. Ortalama EF değerleri MIS-C olan hastalarda (64,1±1,68) olmayanlara göre (71,8±0,94) istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur (p=0,0001). MIS-C tanısı olup kardiyak tutulumu da olan hastalardan 2 (%11,1)'sinde bozulmuş sol ventrikül sistolik fonksiyonu (düşük EF) saptanmıştır. Sonuçlar: Çalışmamızda COVID-19 enfeksiyonu geçiren çocuklarda kardiyak tutulumu destekleyen en güçlü biyobelirteç hsTroponinT olarak bulunmuştur. Ancak kardiyak enzimlerin normal olduğu durumlarda da ciddi kardiyak etkilenmelerin olabildiği dikkati çekmektedir. Patolojik EKG değişikliklerinin başka bulgu olmaksızın doğrudan kardiyak tutulumu yansıtabileceği görülmektedir. Patolojik EKO bulgularının ve bozulmuş miyokard fonksiyonlarının MIS-C olan hastalarda belirgin oranda daha fazla olduğu görülmektedir. Tüm hasta gurubunda patolojik EKG ve EKO bulgularının enflamasyonun şiddeti ile arttığı da görülmektedir. Çalışmamızın sonuçları; COVID-19 enfeksiyonu geçiren çocuklarda kardiyak tutulumu saptamak için hiçbir zaman tek bir değerlendirme yönteminin yeterli olmayabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte noninvaziv ve ucuz bir değerlendirme metodu olan EKG'nin hastaların değerlendirilmesinde önemli katkıları olabilir. Kardiyak etkilenmelerin enflamasyonun şiddeti ile ilişkili olduğu görülmektedir. Dolayısı ile iyi bir öykü ve fizik muayene ile şüphelenilen tüm hastalarda ileri incelemelerin yapılması faydalı olur.