İşbirlikli öğrenme yaklaşımının ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin konuşma becerisi, tutum ve kaygısına etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ramazan Deniz

Danışman: Mustafa Yıldız

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmanın amacı, işbirlikli öğrenme yaklaşımının dördüncü sınıf öğrencilerinin konuşma becerisi, tutum ve kaygısı üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaca ulaşmak için araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023 – 2024 eğitim öğretim yılında Tokat ili Merkez ilçeye bağlı bir ilkokulda öğrenim gören 14 deney ve 14 kontrol grubu olmak üzere toplam 28 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Deney grubuna işbirlikli öğrenme tekniklerinden öğrenci takımları başarı bölümleri, akademik çelişki / anlaşmazlık, birlikte öğrenme ve birlikte soralım birlikte öğrenelim teknikleri kullanılarak hazırlanmış etkinlikler uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise Türkçe dersi öğretim programına göre ders işlenmesi sağlanmıştır. Araştırma ön test – son test ve on haftalık uygulama ile birlikte toplamda 12 haftada tamamlanmıştır. Araştırmada veriler, ön test ve son test olmak üzere üç farklı ölçme aracıyla toplanmıştır. Öğrencilerin konuşma becerileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "İlkokul Öğrencilerinin Konuşma Becerilerini Değerlendirme Rubriği" ile değerlendirilmiştir. Konuşmaya yönelik tutumları belirlemek amacıyla "İlkokul Öğrencilerine Yönelik Konuşma Becerisi Tutum Ölçeği", konuşma kaygı düzeylerini ölçmek için ise "İlkokul Öğrencilerinin Sınıf Önünde Konuşma Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre işbirlikli öğrenme yaklaşımının öğrencilerin konuşma becerilerinde deney grubu lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Ancak konuşmaya yönelik tutumlarında ve konuşma kaygılarında deney ve kontrol grubu açısından anlamlı herhangi bir farklılık görülmediği tespit edilmiştir.