Psöriasiste darbant ultraviyole-B ve E vitamininin mutajenik risk üzerine etkilerinin comet tekniği ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERMATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANAN KEVLEKÇİ
Danışman: AYLA GÜLEKON
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Psoriasis genetik temeli olan, kronik, inflamatuar, hiperproliferatif ve T hücrelerin başrol oyuncusu olduğu immün aracılı bir deri hastalığıdır. Lökositler, önemli bir reaktif oksijen ürün kaynağıdır. Dolayısıyla bu inflamatuar deri hastalığı oksidatif strese yol açar.Darbant UVB, psoriasiste etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bazı çalışmalar deride hem in vivo hem in vitro olarak UVB teması sonrası, serbest radikallerin ve reaktif oksijen ürünlerinin arttığını göstermiştir.Vitamin E, vücuttaki en önemli yağda çözünebilen antioksidandır. Vitamin E, hem lipofilik antioksidan ve serbest radikal temizleyici olarak görev görür, hem de hücresel membranı stabilize eder.Oksidatif stres, kanser insidansının artışına yol açabilen DNA hasarına neden olur. Comet tekniği (Single cell jel elektroforez) DNA tek ve çift zincir kırıklarını ölçmek için sensitif ve hızlı bir yöntemdir.Çalışmamızda Comet tekniği ile psoriasisli hastalarda darbant UVB'nin DNA hasarı üzerine etkisini ve antioksidan olarak vitamin E'nin hasar üzerine düzeltici rolünün olup olmadığını araştırmayı amaçladık.Çalışma grupları sigara içmeyenlerden oluşturuldu. Psoriatik hastalar 2 gruba ayrıldı. İlk gruptaki 8 hasta sadece darbant UVB ile, ikinci gruptaki 10 hasta ise hem darbant UVB hem de oral 400 IU/gün vitamin E (d, ? -tocopherol) ile tedavi edildi. Hastalar daha önceden herhangi bir sistemik tedavi almamıştı. Psoriasis vulgarisli hastaların hastalık aktiviteleri ise Psoriasis Area and Severity Index (PASİ) ile belirlendi. PASİ tedavi öncesi ve tedavinin 45. gününde ölçüldü. Tüm hastaların PASİ skorları tedavinin 45. gününde belirgin bir şekilde düşmüştür. Ancak tedavi sonrası hasta gruplarının birbirleriyle karşılaştırılmasında PASİ skoru açısından fark bulunmamıştır. Bu durum, vitamin E'nin ek bir terapatik etkisi olmadığını düşündürmüştür.1.grupta 0. gün ile 45. gün arasında DNA hasarında anlamlı bir artış vardı. Fakat grup 2'de tedavi öncesine göre tedavi sonrasında DNA hasarında azalma olmakla birlikte anlamlı değildi. Bu çalışmada, darbant UVB tedavisinin belirgin DNA hasarına yol açtığı ve vitamin E alımının bu hasarı azalttığı, ancak bu azalmanın çok anlamlı olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçtan yola çıkarak darbant UVB'nin karsinojenik riskini azaltmak amacıyla tedaviye vitamin E'nin eklenmesinin uygun olacağı düşünülmüştür.