Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2007
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Elçin ORÇAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Toplumda en yaygın otolojik-nörootolojik belirtilerden birisi olan tinnitus, dısarıdan herhangi bir uyarı olmaksızın kulakta duyulan ses olarak tarif edilir. Özellikle orta yasın üstündeki bireylerde isitme kaybıyla birlikte görülen, tinnitusun sıklığını etkileyen faktörler arasında gürültüye maruziyet, cinsiyet, yasam kosulları, stres gibi faktörler büyük önem tasırken, hastanın kisilik yapısı, sosyo-ekonomik özellikleri bu faktörlerle birlikte tinnitustan yakınma derecelerini etkilemektedir. Bu bağlamda tinnitusun hasta tarafından nasıl algılandığını ve dolayısıyla tinnitusla ilgili psikosomatik algılamayı inceleyen anketlerle, tinnitus frekansı ve siddetinin belirlenmesini, minimal maskeleme seviyesinin saptanmasını, rezidüel inhibisyon varlığının arastırılmasını içeren tinnitus değerlendirme parametrelerinin kullanılması hem tinnitusa neden olan mekanizmaların ortaya konması için yapılacak arastırmalara yardımcı olacak hem de tinnitusun tedavi veya rehabilitasyon sürecinde bu parametrelerden yararlanılmasını sağlayacaktır. Bizim bu çalısmada amacımız; özellikle tinnitusun tedavi ve rehabilitasyon sürecinde son derece önemli olan tinnitusun ölçülebilir parametrelerinin olguların epidemiyolojik, klinik, odyolojik ve psikosomatik verileri ile iliskisini arastırmaktır. Bu amaçla çalısmamızda, merkezimize tinnitus sikâyeti ile basvuran 99 olgu ve 70 normal olgu değerlendirilmistir, anket formları (demografik, klinik bilgi, TEA, BDA, KF-36 Anketi) doldurtulmus, odyolojik testler (SSO, tinnitus ölçümleri (frekans, siddet, minimal maskeleme seviyesi, reziduel inhibisyon)) yapılmıstır. Çalısma sonunda MMS nin SSO değerleri, KAE, KAY, tinnitus siddeti, tinnitus süresi, VAS, TEA, BDA, KF-36 Anketi skorları ile anlamlı korelasyon gösterdiği, rezidüel inhibisyon sağlanabilmesinin özellikle gürültüye bağlı isitme kaybı olanlarda daha zor olduğu, tinnitus siddetinin yüksek olmasının da bu olasılığı arttırdığı, tinnitus frekansı, siddeti, isitme esikleri kadar gürültüye maruz kalma, denge bozukluğu gibi tinnitusa eslik eden herhangi bir problem varlığının, is yasamındaki stresin de tinnitusu algılama ve tinnitustan yakınma derecesini arttıran en önemli faktörler olduğu, tinnitusa bağlı olarak belirgin bir uyku probleminin olustuğu, TEA ne verilen puanlara göre; tinnitusa bağlı olarak gelisen en büyük sıkıntının, emosyonel özelliklerde değil, fonksiyonel özelliklerde olduğu, tinnitusu katastrofik bir problem olarak değerlendirmeye bağlı gelisen sıkıntının daha az görüldüğü saptandı. Sonuç olarak; tinnitus olgularında depresyon ve anksiyete bozukluklarının normal olgulara göre daha fazla görüldüğü, fiziksel fonksiyondan mental duruma kadar yasam kalitesini etkileyen pek çok parametrenin olumsuz etkilendiği saptanmıstır. Ayrıca tinnitusun ölçülebilir değerlerinin olguların epidemiyolojik, klinik, odyolojik ve psikosomatik özellikleri ile iliskili olduğu bulunmustur.