Nazal polipoziste GSDMB (gasderminb) gen ekspresyon seviyelerinin araştırılması ve immünohistokimyasal olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET MAHSUM TEKİN
Danışman: YUSUF KIZIL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Nazal polipozis, nazal kavite ve paranazal sinüs mukozasının kronik inflamasyonu sonucunda oluşan, genellikle lateral nazal duvardan köken alan benign mukozal çıkıntılarla karakterize bir hastalıktır. Toplumdaki nazal polip prevalansı son güncel çalışmalarda %1-2,7 arasında değişmektedir. Nazal polipozis; sık görülen, günümüzde esas olarak medikal yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılan ancak dirençli olgularda cerrahi yöntemlere başvurulan tedavisi sırasında güçlüklerle karşılaşılan, nükslerin çok sık görüldüğü ve sosyal hayatı etkileyen bir hastalıktır. Etiyolojisi multifaktöriyeldir, hastalığın ortaya çıkışında çevresel ve genetik faktörler rol oynamaktadır Bu çalışmada; etyopatogenezi net olarak belirlenememiş olan nazal polipozisin genetik altyapısı ve astımla olan güçlü ilişkisi göz önünde bulundurularak, astım gelişmesinde rolü ortaya konmuş olan GSDMB geni nazal polipoziste incelenmiştir. Bu amaçla; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğine başvuran 41 nazal polipozisli hasta ve 40 sağlıklı kişi kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Alınan nazal polip, alt konka ve kan örneklerinde GSDMB genine ait mRNA ekspresyon düzeyleri incelenmiş ve immünhistokimyasal yöntemle GSDMB protein tayini yapılmıştır. GSDMB mRNA ekspresyon seviyeleri açısından, polip örnekleri ile kontrol grubundan alınan alt konka örnekleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Polip dokusunda GSDMB geninin mRNA düzeyinde sağlıklı kontrol grubuna göre daha düşük eksprese olduğu görülmüştür. NP hastalarından alınan kan örnekleri ise kontrol grubundan alınan kan grubuna göre daha fazla eksprese olduğu izlenmiş olup bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Bu durum NP hastalarında, GSDMB tarafından oluşturulan sistemik bir inflamasyon durumu olabileceğini düşündürmüştür. Ancak daha kesin ifade edebilmek için daha fazla sayıda çalışmaya ve daha büyük örneklem büyüklüklerine ihtiyaç vardır. Yine NP hastalarında, alt gruplara bakıldığı zaman astımlı, NSAİİ duyarlılığı, samter triadı ve revizyon cerrahi olanlarda belirgin olarak daha yüksek ekspresyon olduğu izlenmiştir. Astım ve NSAİİ duyarlılığı açısından bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Bu durum hastalık şiddeti arttıkça GSDMB ekspresyon seviyelerinin yükseldiğini göstermektedir. GSDMB geninin dokularda protein düzeyinde ifadelenmesini incelemek amacıyla immünhistokimyasal çalışma yapılmıştır. Kontrol grubundan alınan konka örneklerinin hastaya morbiditeye sebep olmaması açısından küçük olması ve PCR işleminin 2 defa gerçekleştirilmesi sebebiyle kontrol grubunda pozitif boyanma izlenmemiştir. NP grubunda ise 6 boyanma izlenmiş olup, bunların 5'i astım birlikteliği olan NP hastalarıdır. Bu durum astım hastalarında, boyanmanın belirgin olarak daha sık olduğunu gösterip istatistiksel olarak anlamlı izlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; GSDMB geninin nazal polipoziste artan hastalık şiddeti ile birlikte mRNA ve protein düzeyinde ekspresyonunun arttığı gösterilmiştir. Bilindiği kadarıyla GSDMB geni nazal polipoziste ekspresyon seviyesi ve immünohistokimyasal olarak ilk defa çalışılmıştır. GSDMB geninin astımda olduğu gibi, nazal polipozis etyopatogenezinde etkili olabileği düşünülmektedir, ancak daha büyük hasta popülasyonlarında çalışmaların tekrarlanmasına ihtiyaç vardır.