Cumhuriyet Dönemi siyasetçilerinden vasıf Çınar ve faaliyetleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN AKCA
Danışman: MEHMET ŞAHİNGÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:216 ÖZET 1892 yılında Girit'te doğan Vâsıf Bey, eski Söke Kaymakamı Abdullah Hulusi Bey'in oğludur. Vâsıf Bey 1910'da İzmir İdadisinden mezun oldu. 1916'da İstanbul Hukuk Mektebi'nden diploma aldı. 1915-1918 yıllarında İzmir özel Şark Mektebinin yönetiminde ve öğretmenliğinde bulundu. İzmir Türk Ocağının açılmasında önemli görevler üstlendi. Mondros mütarekesinden sonra İzmir'in işgaline karşı halkı örgütlemeye çalıştı. Kurtuluş Savaşı'nda Hacim Muhittin Çarıklı ile birlikte Batı Cephesi'nin kurulmasında büyük emeği geçen, Bölge halkını işgale karşı mücadeleye davet eden, konuşmalarıyla, İzmir'e Doğru gazetesinde yazdığı başyazılarla halkın mücadele gücünü ayakta tutmaya çalışan Vâsıf Çınar, Kurtuluş Savaşı sonrasında T.B.M.M'nin II. dönem seçimlerine katılmış, Saruhan Milletvekili olarak T.B.M.M'ye girmiştir. Bu dönemde T.B.M.M'de yaptığı ateşli konuşmalarla dikkati çekmiştir. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkmasından sonra Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilmiştir. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun en önemli uygulayıcısı olmuştur. 8,5 ay süren Milli Eğitim Bakanlığı'nın ardından Vâsıf Bey, Prag ve Budapeşte elçiliği, Moskova Büyükelçiliği görevlerinde bulunmuştur. Vâsıf Çınar, 1 Ocak 1929 tarihinde ölen yakın arkadaşı Mustafa Necati'den boşalan İzmir Milletvekilliğine seçildi. 2. defa Milli Eğitim Bakanlığı görevine atandı. Bu görevde 1,5 ay kalan Vâsıf Bey, IV. Dönem seçimlerinde T.B.M.M'ye İzmir Milletvekili olarak tekrar girmiş, ardından Roma Büyükelçiliğine, burada iki yıl kaldıktan sonra, tekrar Moskova Büyükelçiliğine atanmıştır. Vâsıf Bey Soyadı Kanunu ile Çınar soyadını almıştır. Onun son görevi Moskova Büyükelçiliği olmuştur. 30 Mayıs 1935 akşamı bağırsaklarından rahatsızlanan Vâsıf Bey, 2 Haziran sabahı geçirdiği ameliyat sonrasında kalp ve nefes alma durmasından vefat etmiştir, ölümü Moskova'da ve Türkiye'de derin üzüntü yaratmıştır. Moskova ve Türkiye'de yapılan törenlerin ardından Ankara'da Cebeci Mezarlığına gömülmüştür.