Mesane kanserlerinde moleküler alt tiplerin immünohistokimyasal olarak sınıflaması, tümör mikro çevresindeki T lenfositler ve M2 makrofajların düzeyi, inflamazom yolağında rol alan NLRP3, IL1beta ve IL18 ekspresyon düzeylerinin analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA ÇALIŞKAN GÜNEŞ
Danışman: İPEK IŞIK GÖNÜL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mesane karsinomu, ürolojik sistemin en sık görülen primer tümörüdür. İnvaziv olmayan yüzeyel karsinomdan (daha yaygın, iyi prognoz ile ilişkili) kasa invaziv karsinoma (agresif, kötü prognoz ile ilişkili) kadar değişen geniş spektrumlu bir hastalıktır. Gelişmiş ülkelerde mesane karsinomlarının %90'ı ürotelyal karsinomlar olup 5 yıllık sağkalım oranı %97'den (evre I) %22'ye (evre IV) kadar değişmektedir. Ürotelyal karsinomun moleküler yapısı çok geniştir. RNA ekspresyon profillerine dayalı moleküler sınıflandırıcılar kullanarak çok kapsamlı bir moleküler sınıflandırma yapılmış ancak genel olarak luminal ve bazal alt tipler olarak gruplandırılırlar. Tümör mikroçevresinin özelliklerini belirlemek, prognoz ve tedavi yöntemini belirlemede önemlidir. İmmün hücreler, tümör mikroçevresinde kritik unsurlardır ve çeşitli kanserlerde olduğu gibi mesane karsinomlarında da klinik sonuçlar ile yakın ilişki göstermişlerdir. Konak savunma mekanizmalarını düzenlemek için oluşturulan multimerik protein kompleksleri olan inflamazomlar tümörü infiltre eden lenfositlere ve tümör ilişkili makrofajlara aracılık ederek tümör immünitesini etkileyebilir. Üzerinde en çok çalışılan inflamazomlardan biri olan NLRP3; kaspaz 1 aktivasyonu ile IL1β ve IL18 salınımını gerçekleştirir. İnflamazomlar tümör tipleri arasında çeşitlilik gösterir. Çalışmamızda 410 adet mesane ürotelyal karsinom olgusında immünhistokimyasal çalışmalar ile belirlenebilecek olası moleküler alt tipler (luminal ve bazal) tespit edilerek, bu alt tiplerin klinik, histopatolojik, özellikler ile ilişkisi araştırılmıştır. Olgu serimizde olguların %78,7'si luminal %18'i bazal alt grup olarak sınıflandırılmıştır. CD3 ve CD163 ile tümör mikroçevresi (CD3+ TİL ve CD163+ TİM) değerlendirilmiş, inflamazom yolaklarından biri olan NLRP3, IL1β ve IL18 ekspresyonlarının klinik ve histopatolojik özellikler ve moleküler alt tiplerle ilişkisi karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda moleküler alt tiplere göre incelendiğinde bazal tümörlerde CD163+ TİM ve CD3+ TİL yoğunluğu luminal tümörlere kıyasla yüksektir. Aynı zamanda bazal alt grupta NLRP3 ekspresyonunun belirgin olarak yüksek olduğu bulunmuştur. IL1β ve IL18 ekspresyon düzeyleri açısından moleküler gruplar arasında farklılıklar mevcut ancak anlamlı değildir. CD3+ TİL yoğunluğu az olan olgulardaki medyan sağkalım süresi 48±7.61 aydır. Buna karşın yoğunluğun fazla olduğu olgularda medyan sağkalım süresi 84±16.69 ay olup CD3+ TİL yoğunluğu az olan grupta sağkalım olasılığının yoğunluğun fazla olduğu gruba göre daha düşük olduğu görülmektedir. Çalışmamız mesane ürotelyal karsinomlarını immünhistokimyasal olarak belirleyebildiğimiz moleküler alt gruplara ayırarak tümör mikroçevresindeki CD3+ TİL ve CD163+ TİM yoğunluğu, NLRP3, IL1β ve IL18 ekspresyonlarının karşılaştırıldığı ilk çalışma olması bakımından önemlidir. Sonuçlarımızın; mesane ürotelyal karsinomlarının prognozunu belirlemede, hastaların standart tedavilere direnç mekanizmasını tahmin etmede ve bu tedaviler dışında tedavi seçeneklerini öngörmede literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.