Sürekli ayaktan periton diyalizi hastalarında asemptomatik iskemik kalp hastalığının tanısında inflamatuvar parametrelerin önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞULE BOYACI

Danışman: SELİM TURGAY ARINSOY

Özet:

57 ÖZET Son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda kardiyovasküler hastalıklar en önemli mortalite nedenidir ve ölümlerin yaklaşık %40'ından sorumludur; bu hastalarda myokardiyal nekroz tanısı koymak normal populasyona göre daha zordur. Üremik hastalarda mortalite ve morbidite artışına neden olan pek çok inflamatuvar sitokinin varlığı gösterilmiştir. SAPD hastaları ile yapılan pek çok çalışmada inflamatuvar sitokinler olan TNFa, IL-ip, IL-6 ve CRP düzeylerinin arttığı, bu durumun koroner arter hastalığı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Troponin yüksekliği ve daha önce troponin değerleri bilinen hastalarda troponin düzeylerinde artış olması myokard hasarı varlığını göstermektedir. Serum troponin düzeyleri SDBY hastalarında akut kardiyak iskemi olmadan da yüksek saptanabilmektedir, bu nedenle hastaların asemptomatik oldukları dönemdeki troponin düzeylerinin bilinmesi büyük önem taşır. SDBY hastalarında kardiyak iskemi büyük oranda asemptomatik seyretmekte ve koroner iskemiyi gösteren en duyarlı test olan koroner anjiyografi yüksek komplikasyonlara yol açabilmektedir, bu nedenle özellikle asemptomatik hastalarda myokardın değerlendirilmesinde nükleer tıp yöntemleri oldukça faydalıdır. SAPD hastalarında asemptomatik iskemik kalp hastalığının tanısında inflamatuvar parametrelerin rolünü incelediğimiz çalışmamızda kardiyak açıdan asemptomatik ve daha önceden bilinen iskemik kalp hastalığı olmayan 23 hasta ve58 iskemik kalp hastalığı olan 13 hastada serum Hb, ferritin, lipid profili, PTH, kalsiyum, fosfor değerleri, kalsiyum-fosfor çarpanı, bazal CRP, TnT, Tnl, IL-6, IL-ip değerleri bakıldı. Bilinen kardiyak iskemisi olmayan birinci gruptaki hastalara dobutaminli talyum ile myokard perfüzyon sintigrafisi yapıldı ve işlem sırasında kalp hızı en yüksek seviyeye ulaştığında CRP, TnT, Tnl, IL-6, IL-10 çalışılması için kan örnekleri alındı. Tüm olgularda ekokardiyografi ve elektrokardiyogram çekilerek kardiyak fonksiyonlar değerlendirildi. Tüm hastaların son üç aylık poliklinik takiplerinde ölçülmüş sistolik ve diyastolik kan basıncı takiplerinin ortalama değerleri alındı. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda iskemik kalp hastalığı olan bireylerde serum CRP düzeylerinin belirgin yüksek olduğu, bilinen koroner arter hastalığı olmayan ve asemptomatik bireylerde myokardiyal stres sırasında serum troponin, inflamatuvar parametreler ve sitokinlerin serum düzeylerinde belirgin yükselme olduğu, sol ventrikül hipertrofisi ile yüksek kan basıncı değerlerinin koroner arter hastalığı riskini arttırdığı saptanmıştır.