Türkiye'de organize sporlardaki çocukluk deneyimleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN SEVİNÇ
Danışman: PINAR YAPRAK KEMALOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çocukların esenliği ve koruması üzerine mekanizmaları güçlendirmek için çocuğa yönelik şiddete ilişkin durumların analizi önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 18-50 yaş aralığındaki bireylerin, çocukluklarında örgütlü sporlara katılımları sırasında karşılaştıkları duygusal, fiziksel ve cinsel (şiddet) deneyimleri(ni) araştırmaktır. Bu nitel çalışma duygusal, fiziksel ve cinsel şiddet deneyimlerinin spor bağlamında özgün bir ölçme aracıyla toplandığı ve örneklemine Türkiye'de tüm bölgelerden katılımcıların dahil edildiği bir çalışma olması bakımından ilgili çalışmalara önemli bir katkı olabilir. Araştırmada Vertommen ve arkadaşları (2016)'nın hazırladığı "Interpersonal Violence in Sport (IViS) Questionnaire (Sporda Kişilerarası Şiddet Anketi)" adlı soru formu Türkçe'ye uyarlanarak kullanılmıştır. Katılım ölçütlerine uygun gönüllüler Google Dokümanlar ara yüzünde oluşturduğumuz anketi internet üzerinden doldurmuşlardır. Bazı tanımlayıcı bulgular için Google Dokümanlar grafikleri, daha ileri çözümlemeler için SPSS 25 kullanılmıştır. İkili karşılaştırmalar için Mann-Whitney U Testi, çoklu karşılaştırmalarda Kruskal-Wallis H Testi kullanılmıştır. Toplam 679 cevaplayıcıdan ankete katılım kriterlerini sağlayıp anketi tamamlayan 255 (%49.90) kadın, 254 (%50.10) erkek toplam 509 kişinin sonuçları değerlendirilmiştir. Cevaplayıcıların yaklaşık %9'u (n:45) engelli bireyler için düzenlenen sporlara katılmıştır. Katılımcıların çocukluklarında daha çok spora katıldıkları bölgeler %9,4 Ege Bölgesi, %8,1 Marmara Bölgesi, %58,3 İç Anadolu Bölgesi, %9,6 Akdeniz Bölgesi, %2,4 Güney Doğu Anadolu Bölgesi, %2,4 Doğu Anadolu Bölgesi, %9 Karadeniz Bölgesidir. Şiddetin en az bir türüne maruz kalan 204 kişiden (katılımcıların %40.07'si), %39.2'si kadın, %60.8'i erkektir. Her üç şiddet türüne de maruz kalan 30 kişiden (katılımcıların %5.9) %36.7'si kadın %63.3'u erkektir. Şiddet sınıflandırması ölçeğine göre toplam katılımcıların %1.1'i şiddetli duygusal şiddete, %1.53'ü şiddetli fiziksel şiddete, %0.37'si şiddetli cinsel şiddete maruz kalmışlardır. Şiddet türleriyle karşılaşmada cinsiyete, yaşa, eğitim durumuna, anne eğitim durumuna göre anlamlı farklar bulunurken bölgelere ve baba eğitim durumuna göre anlamlı fark bulunamamıştır (p<0.05). Erkek cevaplayıcılar kadınlara göre daha fazla oranda duygusal, fiziksel ve cinsel şiddet türleriyle karşılaşmıştır; bu fark duygusal ve fiziksel şiddette anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Kendi yaş grupları içindeki oranlar bakımından 45-50 yaştan sonra 35-44 yaş grubu duygusal ve cinsel şiddet türünde ikinci sırada, fiziksel şiddet türünde ise 25-34 yaş grubu ardından üçüncü sıradadır. Bununla birlikte, 18-24 (n:312) ve 35-44 (n:107) yaş gruplarının toplam katılımcı sayıları diğer gruplara göre oldukça fazladır ve bu gruplar kendi yaş grupları içindeki şiddete uğrama oranları diğer gruplara göre düşük olsa da şiddet türleri içindeki oranları aksine daha yüksek bulunmuştur. Duygusal şiddete uğrayan katılımcıların %43.5'i (n:81), fiziksel şiddete uğrayanların %42'i (n:42), cinsel şiddete uğrayanların %51.9'sı (n:27) ön lisans/lisans mezunudur (sırasıyla grubun %50.00'si, %25.92'si, %16.66'sı). Ancak, eğitim gruplarının kendi içindeki şiddet deneyim oranları açısından ilkokul-ortaokul (grubun %56.25'i duygusal, %37.5'i fiziksel, cinsel yok) ile lisansüstü (%57.69, %32.69, %13.46) gruplarının sonuçları da öne çıkmaktadır. Bazı spor dallarında sırasıyla duygusal, fiziksel ve cinsel şiddetle karşılaşma oranları basketbol %29, %16, %13; futbol %47, %20, %7; voleybol %22, %15, %9; atletizm %40, %14, %14; yüzme %44, %19, %13; hentbol %64, %21, %7; bisiklet %69, %56 ve %6, boks %75, %42, %33, cimnastik %29, %29, %43 olarak bulunmuştur. En çok görülen duygusal, fiziksel ve cinsel şiddet maddeleri sırasıyla "performans hakkında olumsuz eleştiri" "tükenmiş veya bir burkulma/incinme yaşamışken antrenmana/oynamaya devam etmeye zorlama", "izinsiz cinsel bakışa maruz kalma"dır. Duygusal şiddetin %39.91'ini takım arkadaşı, %27.47'sini antrenör, %11.59'unu rakip oyuncu; fiziksel şiddetin %34.26'sını takım arkadaşı, %34.26'sını antrenör, %15.74'ünü rakip oyuncu; cinsel şiddetin ise %25'ini antrenör, %22.92'sini takım arkadaşı, %16.67'ünü rakip oyuncu gerçekleştirmiştir. Şiddet uygulayanlar en çok erkekler (n:163), daha sonra hem erkek hem kadın (n:32), en az oranda ise kadınlardır (n:32); yaş bakımından büyük olanlar (n:168), daha sonra akran grubu (n:135) gelmektedir. Toplam 204 cevaplayıcıdan 90'ı yaşadığı şiddeti ailesine, 61 kişi kulüpten birine, 32 kişi ise başka birine anlatmıştır. Yaşadıkları şiddet sonrasında 31 kişi anında, 49 kişi bir müddet sonra spor yapmayı bırakmış 48 kişi ise kulüp değiştirerek spora devam edebilmiştir. Katılımcılardan 85 kişi yaşadıklarını o zaman 130'u ise bugün şiddet olarak düşünüyorum demiştir. Çalışmada (şiddet uygulayanların cinsiyeti, rolü gibi) literatürle uyumlu birtakım sonuçlar elde edilmiştir. Bununla birlikte, bazı yaygın inanışların aksine, erkek çocukların spor alanında daha fazla şiddet deneyimlediği bulunmuştur. Sıklıkla antrenör gibi genellikle yaşça büyük sorumlular şiddet uygulayanlar olarak hedeftedir; çalışmamızda da cinsel şiddet uygulayanlar daha çok antrenörlerdir. Bununla birlikte, daha yüksek düzeyde duygusal ve antrenörlerle eşit düzeyde fiziksel şiddet uygulayan "takım arkadaşı" sonuçlarından, ilgili çalışmalarda akranların uyguladıkları şiddetin de önemle vurgulanıp ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.